
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Dünya
Çocuk Annenin Günahı Ne? 19/11/2010
İspanya'da 10 yaşındaki bir Çingene kız bir bebek dünyaya getirdi. Daha sonra kız çocuğunun komşuları kızın yaşının birkaç yaş büyük olduğunu ileri sürseler de bu durum çocuk yaşta bir kızın doğum yaptığı gerçeğini değiştirmiyor. Bebeğin babası 13 yaşındaki bir Romanya Çingenesi. Genç çift aileleriyle birlikte Romanya'ya göçmüşler ve daha sonra anlaşamayarak ayrılmışlar. Genç anne şu anda ailesiyle birlikte İspanya'da yaşamaya devam ederken, genç baba Romanya'ya geri dönmüş. İspanyol yetkililer küçük annenin ve bebeğinin sağlığı için gerekli önlemleri alacaklarını belirttiler. Ancak insan onuruna uygun olan gerekli tedbirleri bir kız çocuğu doğum yapmadan önce almak değil mi?
Durumun ortaya çıkmasıyla birlikte Avrupa çapında faaliyet gösteren birçok sivil toplum örgütü çocuk yaşta doğum meselesini tekrar gündeme getirdi. Gazeteciler, aktivistler, sivil toplum örgütleri peşi sıra açıklamalar yaparak ya da makaleler kaleme alarak "anne olmak için erken değil mi?" sorusunu tekrar tekrar sordular. Konunun asıl muhatabı durumundaki resmi kuruluşlar ise cılız açıklamalarla konuyu geçiştirdiler. Bu belki de bir çeşit rahatlama ve sorumluluğunu gizleme yöntemi.
Normal şartlar altında devletlerin sosyal alanda uygulaması gereken politikaların; annenin sağlığını tehdit eden ve eğitimine devam etmesini büyük ölçüde imkansız kılan erken doğum hadiselerini çeşitli tedbirlerle engellemesi gerekmektedir. Bu politikalardan faydalanmak ise bütün vatandaşların hakkıdır. Bu haklardan herhangi bir yurttaş yararlanamaz ise sosyal politikalarının ne derece başarılı olduğunun sorgulanması gerekir.
Bu olayda gördüğümüz gibi yetkililer kendi sosyal politikalarını sorgulamaya yanaşmadıklarında sorumluluk çocuk yaşta doğum gibi dramatik olayların kurbanlarına yüklenir. Yani işin aslı bu olay sonrasında medyada sıkça gördüğümüz "Çingeneler neden erken yaşta doğum yaparlar?", "Bu yaşta anne olmak doğru mu?" gibi ifadeler yaşanan dramın sorumluluğunun asıl sorumluya değil kurbana yüklendiği gerçeğinin üstüne örtmeye yaramaktadır. Toplumun herhangi bir kesiminde 10 yaşında bir çocuk doğum yapıyorsa sorumluluk elbette ki böylesi durumlara karşı gerekli önlemleri almayan yetkililerindir. Çünkü her çocuk reşit olma yaşına gelene kadar sadece ailesinin değil aynı zamanda vatandaşı bulunduğu devletin koruması altındadır.
Çocuk haklarının belirtildiği tüm temel sözleşmeler çocuk yaşta doğum konusunda sorumluluğu çocuğa değil o çocuğun yaşadığı ve yasal velilerinin vatandaşları oldukları ülkelere yüklemektedirler. Bütün dünya ülkelerince kabul edilen ve uluslar arası sözleşmelerle onlaylanan tanıma göre, 18 yaş altındaki bütün insanlara, dil, din, ırk, etnik aidiyet, mezhep vb. farklılıklara bakılmaksızın çocuk denildiğini öncelikle belirtilmek gerekiyor. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ayrıca, her çocuğun özel yardım ve bakıma hakkı olduğunu belirtmiştir. Bununla bağlantılı olarak 1959 yılında kabul edilmiş olan Çocuk Hakları Beyannamesi'nde "çocuğa özel bir koruma sağlanması gerektiği" belirtilmiştir. Ayrıca, 1989 yılında, ABD ve Somali dışında bütün Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre "Taraf Devletler, her çocuğun bedensel, zihinsel ve ruhsal, ahlâksal ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine hakkı olduğunu kabul ederler."(Madde 27/1).
Bu maddeler bağlamında, sözleşmelere taraf olan devletler iç hukuklarında konuyla ilgili kendi düzenlemelerini yapmakla yükümlüdürler. Eğer herhangi bir ülkede bir çocuk doğum yapıyorsa burada önemli olan onun Çingene olup olmaması değil Çocuk olmasıdır. Çocuğun yetiştirildiği ortamın, onun fiziksel ve ruhsal gelişimi için elverişli olmasını sağlamak ise hükümetlerin görevidir. Bu görevlerin yerine getirilmesindeki en küçük bir aksama ise 10 yaşındaki bir çocuğun doğum yapması gibi korkunç dramlara yol açabilir. Ayrıca sivil toplum örgütleri ve gazetecilerin de bu ve benzeri olaylarda önyargılı etnik gözlükleri çıkartıp, duruma ahlaki sorumluluk ve vicdan çerçevesinde bakmaları gerekmektedir.




