
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Güncel
Abdi İpekçi Buluşması Gerçekleşti 15/03/2010
Koordinatör Bakan Faruk Çelik'in Konuşması İçin Tıklayın:
Sayın Başbakanım, Değerli Konuklar,
Değerli Roman vatandaşlarımız,
Oluşturduğunuz bu muhteşem atmosferde sizlerle birlikte olmaktan son derece mutluyum. Bu tarihi buluşmanın Roman vatandaşlarımıza, ülkemize, milletimize ve demokrasimize büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu vesileyle sizleri selamlıyor, hepinize hoş geldiniz diyorum.
Sayın Başbakanım,
Bugün yani 14 mart, iki açıdan son derece önemli bir gün. Birincisi, 7 yıl önce bugün Başbakan oldunuz. Oysa sizin için Muhtar bile olamaz diyorlardı. Başbakan oldunuz ve 7 yıldır hakkıyla, layıkıyla ülkemizi yönetiyorsunuz. İkinci olarak da bugün, yüzyıllardır dışlanan Roman vatandaşlarımızın adeta doğum günüdür. İnanıyorum ki, artık sizlerden de her alanda önemli insanlar yetişerek vatanına milletine hizmet edecek.
Değerli Konuklar,
Romanlar; müziğe olan yatkınlıkları, el becerilerindeki yetenekleri ve barış içinde hep birlikte yaşama konusundaki dirençleri ile kabul gören insanlardır. Romanlar, kinleri mendil kuruyana kadar, dostlukları da okyanuslar kuruyana kadar canlı insanlardır. Romanlar, mutluluğu arama gafletine düşmeden, her koşulda dolu dolu yaşamasını bilen insanlardır. Bu salona bakınca, tüm dışlanmışlıklarına rağmen Roman vatandaşlarımızda, sevgi görüyorum, kardeşlik görüyorum, samimiyet görüyorum… Millet sevgisi görüyorum, bayrak sevgisi görüyorum, Türkiye sevdası görüyorum.
Sayın Başbakanım,
İlk günden beri Türkiye’nin kangren olmuş sorunlarının üstüne ısrarla gittiniz. Risk almaktan hiç çekinmediniz. Bunu da açık açık her fırsatta söylediniz. Terör sorununu çözmek zorundayız; analar bir daha ağlamasın dediniz. Alevi-Sünni ayrımı ortadan kalksın dediniz. Bu arada Roman vatandaşlarımızı da unutmadınız. Benim hiçbir vatandaşım ikinci sınıf vatandaş değildir, olamaz dediniz.Sorunlarının çözümü için de hemen çalışmalar başlatarak beni görevlendirdiniz.
Hızla işe koyulduk ve 10 Aralık 2009 tarihinde ülkemizin dört bir yanından 120 Roman temsilcimizle bir araya geldik. Tüm katılımcılar yaşadıkları sorunları birer birer anlattılar ve bizler yüreklerimiz burkularak onları dinledik. Ön yargının, ayrımcılığın ve dışlanmanın yüzyıllardır hep birlikte yaşadığımız bu insanlarda ne denli büyük yaralar açtığını ve onları hangi derinlikte bir sosyal uçuruma savurduğunu bizzat müşahede ettik. Roman Çalıştayına katılanlar haklı olarak, “Hepimiz Adem’in çocuklarıyız” dediler. Var mı daha ötesi diye serzenişte bulundular.
Elbette haklıydılar…Biz o buluşmamızda konuşulanları olduğu gibi bu kitapta topladık.
Ayrıca, bu raporla da Roman kardeşlerimizin yaşadıkları sorunun temelini ve beklentilerini ortaya koyduk. Sayın Başbakanım her ikisini de size arzettim. Bugünkü buluşmamızda, o çalıştayın bir ürünü. Kimse bugüne kadar Romanların halini hatırını sormamış; dertlenmek bir yana, derdi nedir, dinlememiş bile. Yaşadıkları çadırların veya barakaların içindeki insan gerçeğini, bir gün olsun merak eden hiç çıkmamış…
· Bir Roman çocuğun sınıfta neden yalnız bırakıldığını,
· Roman mahallesinde yaşayan bir gence neden iş verilmediğini,
· Sevdiği kızın bir Romana eş olarak neden layık görülmediğini,
· Romanlar için bazı yasalarda neden ayrımcılık yapıldığını,
· Roman mahallelerinin neden potansiyel suçlu görüldüğünü…
Ne yazık ki bir gün olsun kendine dert edinen olmamış. Ama bugün farklı bir gün. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı, siz Roman kardeşlerimizle bir arada, bu salonda. Bu birlikteliğin, bu buluşmanın sorunların çözümüne vesile olacağına yürekten inanıyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
