
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Haftanın Gündemi
13-20 Aralık 2009
Bu haftanın gündeminde bizim kadınlar ağır basıyor. Çingene kadınları!
Çingene kadını çoğu zaman erkeklerin bir adım önündedir. Evine iki dilim ekmek getirebilmek için kurtların, çakalların arasında kahramanca hayat kavgası verir. Kimi zaman yaralanır ama tuz basar yaralarına. Tekrar ekmeğini kazanmak için hayatın ortasına atılır. En ağır hakaretlere, küfürlere kalaylara ve hakir görmelerin en çirkefine göğüs gerer... Onun ailesini doyurabilmek için kendini parçalamasını anlamaz kimileri. Arsız, yüzsüz, yaramaz der... En alçakça iftiralarla dil uzatırlar şerefine... Yine de yılmaz bizim kadınlar. Kalleşliğin üstüne yürümekte doğuştan yeteneklidir, doğuştan yüreklidir.
Boş yere bu kadar laf etmedik... Çingene kadınları artık sadece hayat kavgası vermiyorlar. Günümüzde Çingene kadınlar tarafından kurulan pek çok sivil toplum kuruluşu Çingene kadınlarının sorunlarını gündeme taşıyor. El birliği ile çözüm yolları araştırılıyor. Avrupa genelinde Roman Çingeneleri bu konuda epey zamandan beri önemli çalışmalar yürütüyorlar. 10-11 Ocak 2010 tarihinde ikincisi düzenlenecek olan Uluslararası Çingene Kadınlar Toplantısı bu çalışmalara güzel bir örnek. Farklı bölgelerden gelen Çingene kadınları birbirlerinin sorunlarını dinliyor, bir gündem oluşturuyor ve çözüm yolları için beyin fırtınası yapıyorlar.
Hindistan'da yaşayan Çingene kadınlarının mücadelelerini de anmamız şart. Zira onların yükü çok ağır. Diğer Çingene kadınlarının sorunlarını paylaşan Dalit kadınları bunun yanında bir de Hindistan'a özgü kast sisteminden kaynaklanan acıların ağırlığı altında eziliyorlar. Üst kastlara mensup erkekler Çingene kadınlarını dokunulmaz ilan ediyorlar ama bu ülkede kardeşlerimizin maruz kaldığı tecavüz ve saldırılara ilişkin istatistikler bunun böyle olmadığını ortaya koyuyor.
Tüm bu taciz, tecavüz ve saldırılara karşı Çingene kadınları gözü kara bir mücadele verdiler. Hukuğun kanunun hüküm sürdüğü bölgelerde tüm demokratik kanalları sonuna kadar zorladılar. Bunun yanı sıra gerekli hallerde kendilerini savunabilmek için çeşitli nefsi müdafa araçları geliştirdiler. Neticede özellikle belli bölgelerde bu saldırılar geriletilebildi. Sözde üst kast mensubu taciz-tecavüzcüler karşılarında hak aramayı bilen ve hukuk sisteminin araçlarını kullanmak konusunda tereddüt etmeyen Çingene kadınlarını görünce pabucun pahalı olduğunu anladılar.
Ne yazık ki yakın zamana kadar bizim memleketimizde Çingene kadınları kendi seslerini duyurmak için herhangi bir çalışma yapmıyorlardı. Halbuki yaşadıkları sorunların ne kadar büyük olduğunu bizzat kendi gözlemlerimden biliyorum. Neyseki sonunda bir girişim ortaya çıktı. Bergamalı Roman kadınlar kendi derneklerini kurdular. Büyük müzisyenler yetiştiren Atmaca Mahallesi'nin Roman kadınları artık kurdukları dernek çatısı altında haklarını arayacaklar. Bu hem onlar hem de yarın öbür gün Bergamalı Roman kadınları örnek alacak olan diğer kardeşlerimiz için büyük bir fırsattır. Dileğimiz bu güzel girişimin başarılı çalışmalar ortaya koymasıdır. Cingeneyiz.org ailesi olarak bütün kalbimizle yanlarında olduğumuzu buradan ilan ediyoruz.
***
Zuhal Okuyan Atina'nın bit pazarında çektiği resimleri bizimle paylaştı. Sağolsun var olsun. Bizimkiler her yerde bizimkiler işte. Hangi memleketin bit pazarına gitseniz orada kullanılamaz deyip çöpe atılan, işe yaramaz görülen eşyaları yeniden işleyerek kullanılabilir hale getiren Çingeneleri görürsünüz. Bizim huyumuzdur bu! Binlerce yıl hep yokluğun, yoksulluğun içinde yaşaya yaşaya her eşyaya farklı bir gözle bakmaya başlamışız, eşyaların üretiliş amacının dışında da işe yarayabileceğini öğrenmişizdir.
Dillere destan olan teneke mahallelerimiz de böyle kurulmaz mı zaten? Üretiliş amacı adı üstünde olan gaz ve peynir tenekelerinden evler inşa ederiz. Bu evleri sadece kalbimizin sıcaklığı ile değil başkalarının işe yaramaz gördüğü bin bir çeşit ahşap ve plastik eşyayı tutuşturarak ısıtırız. Öyle sıcak olur ki o evlerin için yaşamayan bilemez. Her biri bir başka alem bir başka dünyadır.
Bit pazarları ise dünyanın her yerinde Çingenelerin garibanlara hediyesidir. Her şeyin ikinci eli, yeniden işlenmişi satılır orada. Bu işleri piri padişahı da biz olduğumuza göre dünyanın her yerinde bit pazarlarında baş köşede durur bizimkiler. Dolapdere'nin, Topkapı'nın bit pazarlarında dolaşanlar bilirler bu işleri. Çoğu zaman hakir görülse de, küçümsense de bit pazarları can simididir fakir fukaranın. Her bir çaresizliğin çaresi bulunur orada...
Zuhal Okuyan'ın fotoğraflarında da Çingene kadınlarını gördük. Atina sokaklarında kurulan o güzelim bit pazarının her bir köşesinde bir Çingene kadını. Mağrur, sevecen, iş bilir... Herbirinin kafasında bir başka düşünce, kimbilir neler geçiyor aklından. Daldık gittik o resimlere bakarken. Bin alem, bin hayat; hüzün, neşe, acı; hepsiyle bir parça sarhoş olduk bir parça kendimizden geçtik. Yavaş yavaş ayıldık. Hayatımıza geri döndük. Bir de baktık ki ne görelim, yeni bir hafta başlıyor.
Hepinize şen bir hafta diliyorum.
Arşiv
Cingeneyiz.org: İddiasını Varlığı ile Doğrulayan Girişim 20/08/2009
