
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Haftanın Gündemi
14-21 Şubat 2010
Geçtiğimiz hafta sitemizin izleyicileri Fethiye Roman Mahallesi ve Edirne Kum Mahallesi hakkındaki mahalle tanıtımlarını okudular. Son bir kaç haftadır elimize oluşan mahalle tanıtımlarında gözle görülür bir artış var. Bizim için büyük bir mutluluk bu. Zira memleketimizin dört bir yanından kardeşlerimizin mahallelerini tanıtmak; kültür, gelenek ve tarihleri hakkındaki bilgileri bizlerle paylaşmak istediklerini gördükçe yaptığımız işin doğru olduğuna daha fazla inanmaya başlıyoruz.
Mahalleni Tanıt kampanyası özellikle çeşitli basılı eserlerde karşılaştığımız bir eksikliği ortadan kaldırma ihtiyacından doğdu. Bizleri anlatan pek çok eserde çok az sayıdaki mahallemiz hakkında bilgi yer almaktaydı. İlginçtir 60'ın üzerinde Çingene yerleşiminin bulunduğu İstanbul'da en fazla 3-5 mahallenin ismi bilinir. İstanbul'da Üsküdar Selamsız, Beyoğlu Hacı Hüsrev ve Sulukule dışındaki mahallelerimizden haberdar olanların sayısı çok azdır demek hiç de yanlış olmaz. Aynı şekilde ülkemizin diğer illerindeki mahallelerimiz de yeterince tanınmıyor. Hatta çoğu il İstanbul kadar bile şanslı değil.
Mahalle bizler için yerleşim biriminden çok daha fazlasıdır. Mahalle hayat demektir. Mahalle tarih demektir. Atalarımız bir bölgeye yerleştiklerinde genelde orası harabe haldedir. Zamanla alın teri dökerek, özene bezene o harabe bir mahalleye dönüştürülür. Çoğu mahallenin altyapısı bile ilk olarak mahalle sakinleri tarafından inşa edilmiştir. Onca yokluk, yoksulluk içerisinde kendine özgü bir zevkin yansıdığı şirin evler inşa edilir. Renkleri, şekilleri, düzenlemeleri ile kültürümüzü yansıtan bu evler birleşir, en tatlı muhabbetlere ev sahipliği yapan daracık sokakları oluşturur. Sokaklar iç içe geçer bir ağ gibi örülür, ortaya bir mahalle çıkar.
Mahalleni tanıt kampanyasına katılan dostlarımız bu güzellikleri paylaşmış oluyorlar bizlerle. Köşebaşlarında bekleşen gençleri, halı yıkayan kadınları, çocuk seslerini, şarkı söyleyen kemanı, mis gibi çamaşır kokusunu, yaşlı teyzelerin nişadırlı-nişadırsız kalaylamalarını... Bir hayatı paylaşıyorlar bizlerle. Biz de onlarla sonsuza kadar değerinden hiçbir şey kaybetmeyecek olan dostluğumuzu paylaşıyoruz.
***
Önce Ruanda, şimdi Japonya. Dünyanın farklı köşelerinden Çingeneleri anlatan bir haber dizisi başladı sitemizde. Bu dizi gerçek anlamıyla şaşkınlıkla izleniyor. Zira Avrupa coğrafyası dışındaki Çingeneler hakkındaki ne yazık ki çok az şey biliniyor. İşin aslı bizim sitemizin izleyicileri hariç tutulursa, Romanlar dışında başka Çingene grupları olduğunu bilen kişi sayısı fazla değil.
Çingene ismi çok uzun bir zamandan beri göçebe zanaatçı toplumları tanımlamak için göçebe zanaatçı olmayanlar tarafından kullanılagelmiş. Özellikle toplumların sözlü kültürleri incelendiğinde bu mesele çok daha net bir biçimde anlaşılabilir. Anadolu, Balkanlar ve Orta Asya'nın önemli bir bölümünde tarımla uğraşan yerleşik toplumlar ve hayvancılıkla geçinen çoban göçebeler; kendilerine sepet, elek, metal eşya, kalay gibi çeşitli zanaat ürünleri veya dişçilik, berberlik, doktorluk, müzisyenlik gibi çeşitli hizmetleri sunan ve karşılığında çeşitli gıda maddelerini alan toplumlara Çingene ismini vermişler. Abdallar, Lomlar, Domlar, Gewendeler, Geygeller, Rudariler, Romlar gibi göçebe zanaatçı toplumlar göçebe zanaatçı olmayanlar tarafından hep bu şekilde adlandırılmış.
Elbette Çingene bizim coğrafyamızda göçebe zanaatçılara verilen isim. Başka yerlerde farklı isimler kullanılıyor. Örneği Ruanda'nın göçebe zanaatçı halklarına Twa deniliyor. Japonya'nın göçebe zanaatçılarına Gacolar tarafından verilen isim ise Eta. Eta, Parya, Çingene gibi çeşitli coğrafyalarda bizlere Gacolar tarafından verilen isimler özel bir etnik grup için değil, genel olarak bu bölgelerde yaşayan göçebe zanaatçılar için kullanılmış. İstisna durumlarda ise bu sözcüklerin özel etnik gruplarla özdeşleştiğine de tanık olabiliyoruz.
Dünya Çingenelerine yer verdiğimiz bu diziyi okuyan dostlarımızdan konuyu burada özetlediğimiz bakış açısı çerçevesinde değerlendirmelerini bekliyoruz. Yani Ruanda ya da Japon Çingenelerinden bahsettiğimizde Ruanda ya da Japonya'da yaşayan Romanları kast etmiyoruz. Kast ettiğimiz bu coğrafyaların göçebe zanaatçılarıdır. Romanlar, Abdallar, Lomlar, Domlar, Gewendeler, Geygeller, Burakular, Batwalar ve diğerleri; her biri kendi kültür ve tarihlerine sahip toplumlar olarak aynı zamanda insanlığın en barışçı kesimi olan göçebe zanaatçı toplumlar ailesinin yani dünya Çingenelerinin birer unsurunu teşkil ediyorlar.
Dünya Çingeneleri dizimiz süprizlerle devam edecek. Bizi izlemeye devam edin.
Hepinize şen bir hafta diliyorum.
Arşiv
Selendi Üzerine 2 / 09-17 Ocak 2010
Selendi Üzerine 03-09 Ocak 2010
Cingeneyiz.org: İddiasını Varlığı ile Doğrulayan Girişim 20/08/2009

