
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Haftanın Gündemi
11-18 Temmuz 2010
Geçtiğimiz hafta sitemizde Kasım ayında gerçekleştirilecek bir toplantının haberi yayınlandı. 3-5 Kasım 2010 tarihleri arasında Hırvatistan'ın Zagreb şehrinde yapılacak toplantının konusu ise Romanes dilinin "standardize edilmesi". Bu hafta Romanesin standardize edilmesinin ne anlama geldiğini ve bu yönde harcanan çabanın ne derece yararlı olduğunu tartışacağız.
***
Doğal olarak tüm diller orjinal halleriyle büyük bir çeşitli taşırlar. Aynı dilin birbirine uzak bölgelerde konuşulan biçimlerinde farklılıklar göze çarpar. Bir dilin farklı coğrafyalarda konuşulan az çok farklılaşmış biçimlerine şive, lehçe ya da ağız gibi isimler verilir. Bu farklılıklar sözkonusu coğrafyalarda yaşayan toplumların tarihlerinden, kendilerine özgü yaşantılarından ve kültürlerinden derin izler taşırlar. Nasıl ki dillerin varlığı bir zenginlikse aynı dilin içinde farklı ağız, şive ve lehçelerin varlığı da bir zenginliktir.
Bir dilin standardize edilmesi demek aynı dile ait farklı şive, lehçe ve ağızların üzerinde yeni ve ortak bir dil oluşturulması anlamına gelir. Bu çabanın sonucunda çoğu zaman dilin kendi içerisinde bir zenginlik barındırmasını mümkün kılan pek çok farklılık ortadan kalkar. Kimi şive ve lehçeler tümüyle yok olur. Hal böyleyken dili kısırlaştıracak, onun iç zenginliğini tüketecek şekilde standardize edilmesinin faydası ne olabilir?
***
Avrupa'da ticaret gelişip, Orta Çağ'a ait sınırlar ortadan kalktıkça eskinin küçük derebeyliklerinin yerini büyük devletler aldı. Devletlerin giderek daha büyük ve daha güçlü hale gelmesi, ülkelerin farklı coğrafyalarında yaşayan yurttaşlar tarafından anlaşılabilecek ulusal dillerin gelişmesi ihtiyacı doğurdu. Zira özellikle o günün teknik olanakları çerçevesinde resmi yazışmalarının yapılması ve devlet işlerinin görülmesi için yerel şive, ağız ve lehçelerin üzerinde tüm yurttaşların anlayabileceği ulusal dillerin gelişmesi bir zorunluluktu.
Bu ihtiyaca yanıt vermek amacıyla bir yandan dilbilimsel çalışmalar gerçekleştirilirken diğer taraftan da ülke içinde ticari ve sosyal ilişkilerin eskisine göre çok daha üst bir seviyeye çıkması ulusal dillerin gelişmesini kolaylaştırdı. Buna karşılık pek çok şive, lehçe ve ağız yok oldu. Her halükarda söz konusu dönemde dillerin standardize edilmesi açıkladığımız koşullar nedeniyle bir zorunluluktu.
***
Geçtiğimiz haftaki haftanın gündemi yazısında Çingene dillerinin kendine özgü yapısını açıklamıştık. Bizler yaşam tarzımız nedeniyle binlerce yıl boyunca hep çok dilli olmuşuz. Bir taraftan kendi dillerimizi yaşatırken diğer taraftan her zaman içinde yaşadığımız toplumlarda çoğunluğun dilini en iyi bir biçimde öğrenmişiz ve bu dilleri hem günlük yaşantımızda hem ticari ilişkilerimizde kullanmışız.
Göçebe zanaatçı kavimler olan Çingene topluluklarının dillerinden biri de Romanes. Tüm diller gibi Romanes dilinin farklı coğrafyalarda konuşulan biçimleri arasında farklılıklar bulunuyor... Laxo, Kalderas, Arli, Sepetçi, Lovara vs gibi çok sayıda Romanes lehçe ve şivesi bulunuyor. Tüm bu lehçe ve şiveler ait oldukları grupların tarihlerinden izler taşıyor. Büyük bir kültür zenginliğinin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlıyorlar. Diğer taraftan bu şive ve lehçeleri kullanan Roman Çingeneleri aynı zamanda yüzlerce yıldır ilişkide bulundukları komşu toplulukların dillerini de büyük bir ustalıkla kullanıyorlar.
***
Romanesin standardize edilmesi ne demektir? Laxo, Sepetçi, Arli, Kalderas, Ursari gibi farklı şiveler yok edilerek bunların yerine yapma bir Romanes mi kullanılacaktır? Hırvatistan'da gerçekleştirilecek olan toplantıda konuya nasıl yaklaşıldığını ve standardizasyon süreci için nasıl yöntemlerin benimsendiğini bilmiyoruz. Ama esas tartışılması gerekenin standardizasyonun gerekçesi olduğunu düşünüyoruz.
17-18-19. yy'larda Avrupa coğrafyasında dillerin standardize edilip ulusal dillerin oluşturulmasının temel gerekçesi ortaya çıkan modern devlet yapılanmalarının aynı ülkenin farklı coğrafyalarında yaşayan yurttaşların tamamının anlayabileceği resmi-ulusal bir dille iş görme zorunluluğuydu. Romanesi konuşanlar, yani Roman Çingeneleri için böyle bir zorunluluk yoktur. Roman Çingeneleri hali hazırda yaşadıkları Avrupa devletlerinde çoğunluğun dilini biliyorlar ve devletle ilişkilerini bu dillerle kuruyorlar.
Farklı coğrafyalarda yaşayan Roman gruplarının sözlü hatta internet çağının olanakları düşünülürse yazılı iletişimleri ise hali hazırda Romanesin mevcut haliyle mümkün olabilmektedir. En azından Balkan coğrafyasının farklı bölgelerinde yaşayan Roman Çingeneleri kolaylıkla kendi şive ve lehçelerini kullanarak farklı coğrafyalardaki gruplarla asgari iletişim kurabilirler. Ayrıca birbirlerinin şive ve lehçelerini öğrenen Roman Çingeneleri kendi lehçe ve şivelerini daha da zenginleştirmek gibi bir avantaja sahip olabileceklerdir.
Hal böyleyken Romenes dilinin belkide en büyük zenginliği olan farklı lehçe ve şivelerini ortadan kaldırmak pahasına dili standardize etme çabası ne kadar anlamlı? Ya da soruyu şöyle soralım, hangi gerekçeyle herhangi bir Roman grubundan kendi şive ve lehçesinden vazgeçmesini isteyeceğiz? Eğer bu konudaki çalışmalar devam ettirilecekse şive ve lehçelerinden vazgeçmeleri istenen Roman Çingenelerine mantıklı bir açıklama sunulmalıdır.
***
Günümüzde içinde olduğumuz Avrupa coğrafyasının farklı bölgelerinde Çingene topluluklarının acil gündemi hiç şüphesiz Romanesin standardize edilmesi değildir. Gerekçesini tam olarak anlayamadığımız bu çaba biraz fuzuli geliyor bize. Diğer taraftan sitemizin izleyicileri çok iyi biliyorlar ki Balkanların her yerinde ırkçı-terör grupları gerçekleştirdikleri saldırı ve kışkırtmalarla Çingeneleri içinde yaşadıkları ülkelerdeki komşuları ile karşı karşıya getirmek istiyorlar. Avrupa Çingenelerinin öncelikli meselesi bu oyunu boşa çıkarmak ve komşuları ile bugünkünden çok daha iyi ilişkiler kurmak olmalı... Irkçıların "Çingeneler Hindistan'a" sloganlarıyla bizi yabancı gösterme çabalarına yaşadığımız topraklarla olan güçlü tarihsel bağlarımızı vurgulayarak yanıt vermeliyiz; yabancılık duygusunu ve ayrılığı derinleştirmek Avrupa Çingenelerini temsil etme iddasındaki insanların yapacağı en büyük hata olacaktır.
***
Hepinize şen bir hafta diliyorum. Neşeniz bol, keyfiniz gıcır olsun.
Arşiv
"Çingenelerin Kitabı" Neyi Anlatıyor?
Selendi Üzerine 2 / 09-17 Ocak 2010
Selendi Üzerine 03-09 Ocak 2010
Cingeneyiz.org: İddiasını Varlığı ile Doğrulayan Girişim 20/08/2009




