
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.


Haftanın Gündemi
21 Eylül-2 Ekim 2009
Bizlerin birlikte yaşadığı toplumlar için toplumumuzun belki de en büyük işareti evlerimizdir. Geçmişten bugüne; hep yokluk yoksulluk içinde inşa edilen; dışarıdan bakıldığında pek hayranlık uyandırmasa da içinin düzenlenmesi ile toplumumuza özgü gelenekselleşmiş bir zevki yansıtan evlerimiz, her dönemde yabancıların ilgisini çekmiştir. Teneke çatılar, derme çatma bir dış cephe, boya için renk seçiminde pastel tercihi... Ama bir kez kapısı açıldığında insana huzur bir veren bir atmosfer... Renk ve desen cümbüşü ile süslenmiş eşyalar, buram buram temizlik kokusu... Her Çingene evi imkanları ölçüsünde bu atmosferin yaratılmaya çalışıldığı bir alan olmuştur. Bazen sefaletin en yoğun yaşandığı yerlerde dahi eve gösterilen mucizevi bir özene şahit olabilirsiniz.
Evin, daha da eskilerinde göçebeliğin konut biçimi olan çadırın, toplumumuzun kültürünün önemli bir parçası olduğunu ne kadar vurgulasak az. Küçükbakkalköy sakinlerinden Yüksel Dum'un evinde yaşayabilmek için verdiği mücadele meseleye bu açıdan bakıldığında daha da anlamlı hale geliyor. 2006 yılında evi yanlışlıkla yıkılmadan önce Yüksel Dum gözü gibi bakmış evine. Bahçesini düzenlemiş, her yıl bakımını yapmış. Hem içi hem de dışı çiçek gibi olmuş evinin. Üstelik Dum'un evi zamanında imar affı kapsamına alınmış ve kendisine bir de tapu tahsis belgesi verilmiş. Buna rahmen, kentsel dönüşüm projesinde yıkılan evlerle beraber onun evi de yanlışlıkla yıkılınca dünya başına yıkılmış Dum'un... Yılmamış, yeniden inşa etmiş evini... Üstelik bu kez evinin bahçesine bir de sera yapmış. Görülmeye değer bir renk cümbüşü var orada...
Ne var ki çilesi bitmemiş Dum'un... Bir dizi idari karar sonucu bu bölgedeki arsaların öncelikle üzerinde yaşayanlara teklif götürülmek üzere satışı gündemde. Geçtiğimiz yıl 25000 tl değer biçilen arsa ve ev için yeni yapılan teklifte eski parayla trilyona varan bir ödeme yapması isteniyor Dum'un. Çiçekçilik yaparak geçimini sağlayan Dum'un bu parayı ödemesi imkansız. Şimdi kederli, gözü gibi baktığı, hayatını adadığı evini kaybetme korkusu fazlasıyla canını yakıyor...
Ev... Evet Çingene için evi çok kıymetlidir. Bir de hiç evi olmayanlarımız var tabii. Muhtelif sebeplerden daha çocuk yaşlarda sokaklara düşenlerimiz. Hayatın en acı yüzüyle karşılaşıp ayakta kalabilmek için kalbini taşlaştıranlarımız... Sokak çocuklarımız. Avrupa Sokak Çocukları Federasyonu yaptığı açıklamada birlik üyesi ülkelerde sorunun çok ciddi bir hal aldığını belirtiyor. Evi barkı olan bilmez ama sokaklarda bir başka alemin kuralları geçerlidir. Gaddarlığın en temel değer olduğu bu alemde düşenleri zaten kimse tanımaz. O köşede bu köşede heba olup giderler. Ayakta kalmayı başaranlar ise çoğunlukla kendi yaşamını başkalarının yaşamlarını harcayarak devam ettiren suç makinalarına dönüşürler. Eğer bir coğrafyada sokak çocuklarının sayısı artıyorsa o coğrafyanın geleceği karanlık demektir. Acı kapıdadır, kör döğüşü kapıdadır, sefalet ve suç patlaması kapıdadır. Sokak Çocukları Federasyonu'nun verdiği rakamlara göre birlik üyesi ülkelerde sokakta yaşayan çocukların sayısı 250000'e varmış. Yaşları da 5'e kadar düşmüş. Bu rakamlar hayra alamet değildir. Şimdi önlem almanın tam zamanıdır. Yarın muhtemelen çok geç olacak.
Bugün laf evlerden açıldı. Yine bir evle keselim sözü. Saldırıya uğrayan bir evle. Çek Cumhuriyeti'nin Moravian kentinde bir eve ırkçılar saldırdı. Elbette amaçları evi öldürmek değildi! İçinde yaşayanlar insanlarımızın canını kıymak istemişler. Bir ablamız ve 11 aylık bir bebecik...İkisi de çaresiz, kendilerini savunamayacak durumda. Irkçılar, rutin ırk temizliği çalışmalarının bir parçası olarak bu canları alacaklardı. Böylece kendilerince en büyük tehlike olarak gördükleri biz Çingenelerin canını yakacaklardı... Kafaları da güzelmiş bu kendini bilmezlerin... Ellerinde molotof kokteyleri evin eşiğine kadar geliyorlar. Ama herhalde akılları pek yerinde olmadığından emellerine ulaşamamışlar. Şansın da yardımıyla pencereden içeri atmak istedikleri molotof kokteyli evin duvarında kırılıyor... Kardeşlerimize geçmiş olsun diliyoruz. Temennimiz ise Çek polisinin bu sarhoş ırkçıları en kısa zamanda adalet karşısına çıkarması.
Arsiv
Cingeneyiz.org: İddiasını Varlığı ile Doğrulayan Girişim 20/08/2009
