Ben Bir Çingeneyim
Amacımız
Çingeneler Kimdir?
Biz Kimiz?
Güncel
Dünya
Etkinlikler
Ropörtaj
Yazarlar
Kampanyalar
Arşiv
Fotoğraflar
Forum
Ziyaretçi Defteri
Linkler
E-Kütüphane
Radyo Çingene'de Dj Olmak İster misiniz?
ENGLISH

Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Çingenelerin Sitesine Hoşgeldiniz
Cingeneyiz.org Gönüllü Başvuru Formu

ANASAYFA

Haftanın Gündemi

26 Ekim 2009 / 1 Kasım 2009

Avrupa coğrafyası, bizim ülkemiz üzerinden Asya içlerine doğru uzanır. Tüm bu geniş alan üzerinde yaşayan sayısız farklı kültürün, sayısız halkın müzik kültüründe tartışılmaz bir biçimde Roman Çingenelerinin damgasını görebiliriz. Aynı şey müzik kültürünün yanında diğer zanaat dalları için de geçerlidir. Romanlar çok uzun bir tarih dönemi boyunca coğrafyamızın demircileri, bakırcıları, kalaycıları, sepetçileri, akrobatları, müzisyenleri, halk tiyatrocuları, hayvan performansçıları (ayı-yılan-maymun gösterileri) oldular. Yarı-göçebe yaşam şekli sayesinde farklı kültürler arasında alışverişi mümkün kıldı atalarımız. Bu coğrafyanın bütün kültürlerinden birşeyler alarak Roman kültürünü bugünkü zenginliğine ulaştırdılar.

Geçmişin görkemi gözlerimizi kamaştırmasın. Bugün de gelişme devam ediyor. Örnekler çok. Ama geçtiğimiz hafta haberleştirdiğimiz bir olay vesilesiyle bunlardan bir tanesine özellikle değinmek istiyoruz. İzmirli bir Roman müzisyen, Taylan, Balıkesir Ayvalık'ta bir Roman düğününde konser vermiş. Ne var bunda demeyin. Taylan sadece Ayvalık'ta değil, Türkiye'nin dört bir yanındaki Roman mahallerinde çok popüler. Şimdiden ününün Romanları aştığını, Anadolu'nun farklı bölgelerindeki diğer Çingene gruplarına ulaştığını söyleyebiliriz. Nedir peki bu Roman çocuğunu bu kadar gözde hale getiren? Bizim insanlar öyle kolay kolay kimseyi baştacı yapmazlar. Taylan'ı bu kadar önemli kılan şey açık ki onun bir dizi başka Roman müzisyenle beraber geleneksel Roman müziğini günümüzün dünyasına uyarlaması.

Geçmişte de çok büyük ustalarımız vardı. Deli Selimler, Kandıralılar; nur içinde yatsınlar... Kendi dönemlerinin sosyal atmosferi içerisinde Roman müziğini geliştirmişler, o dönemin Romanlarına hitap eden bir müzik kültürü yaratmışlardı. Ne var ki devir değişti. Kentleşme arttı. Kentler kalabalıklaştı. Hayatın ritmi yükseldi, hızlandı. Ölesiye bir koşturmaca içerisinde ekmek kavgası bir başka türlü verilir oldu. Yeni nesiller bu koşturmacanın içine doğdular. Çiçekçisiyle, hurdacısıyla, kağıt toplayanıyla, işçisiyle, işportacısıyla 2000'li yılların Çingeneleri hayatlarının her alanında geçmiş kuşakların hissetmediği bir ritmi yaşıyorlar. İşte Taylan'ın müziği ve onunla beraber şekillenen yeni dans kalıpları bu yeni kuşakların zevkini yansıtıyor. Kimse küçümsemesin; henüz toplumun Romanlar dışındaki diğer kesimleri tarafından yeterince tanınmasa da Taylan büyük bir değişimin müjdecisidir. Bu dostumuzla gurur duyuyoruz!

Taylan nasıl ki Romanların geleceğe uzanan gür sesiyse Avrupa'lı kardeşlerimizin kurumsallaştırmaya çalıştıkları müzelerde geçmişten bugüne uzanan bir köprü kurmaktadırlar. Bunlardan biri geçenlerde Belgrad'da açılmış. Balkanların ilk Çingene müzesi. Kültürümüzün çok farklı ürünleri burada sergileniyor. Hem bizim insanlarımız kültürümüzü daha iyi tanıyacak bu müzelerin sayesinde hem de hakkımızdaki tüm bilgisi önyargılardan ibaret olanlar Çingene kültürünün yaratıcılığı ve zenginliği hakkında bilgi sahibi olacaklar. Gönül ister ki gördüğü her Roman çocuğuna parazit gözüyle bakanlar bu müzeleri gezsinler. Belki fikirleri değişir.

Geçtiğimiz haftanın belki de en güzel haberi Balkanlarda esen ırkçı rüzgarların en büyük mağduru olan Çingene kadınların bu konudaki hassasiyetlerini Prag'da yaptıkları bir basın açıklamasıyla deklare etmeleri oldu. Şeref duyduk. Çingene kadınları şüphesiz ki tarihimizin her döneminde toplumumuzun en önünde oldular. Çingene erkekleri de kadınlarının bu konumundan gurur duydu. Bugün eğer bizim kadınlarımız bu ırkçılık meselesine el atmışlarsa malum ırkçı teröristlerin tası tarağı toprayıp Avrupa'yı terketmeleri kendileri için en hayırlısı olur. Zira bizim kadınların kararlılığı, azmi ve yüreğinde taşıdıkları büyük güç inanıyoruz ki tüm Avrupa kurumlarının ırkçılığa karşı harekete geçmeleri için gerekli kamuoyu duyarlığını yaratacaktır.

Hepinize şen bir hafta diliyorum.

Keyfiniz gıcır olsun.

Arsiv

19-25 Ekim 2009

11-18 Ekim 2009

3-10 Ekim 2009

21 Eylül-2 Ekim 2009

13-18 Eylül 2009

7-11 Eylül 2009

31/Ağustos/2009-03/Eylül/2009

24-28 Ağustos 2009

Cingeneyiz.org: İddiasını Varlığı ile Doğrulayan Girişim 20/08/2009

counter in iweb