
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Haftanın Gündemi
27 Aralık 2009 / 03 Ocak 2010
İstanbul'da gerçekleştirilen 1. Roman Çalıştayı'nda dernek temsilcileri çeşitli konularda görüşlerini belirtmişler. Çalıştay sonrasında basına yansıyan haberlerden bazı konuların daha hararetli bir biçimde tartışıldığını öğreniyoruz. "Roman mı Çingene mi" tartışması biraraya geldiğimiz her zeminde olduğu gibi burada da gündeme gelmiş. Bizim açımızdan oldukça önemli olan bir diğer tartışma başlığı ise Çalıştay'a davet edilen Abdalların Roman olmadıklarını belirtmeleri olmuş. Sorunlarına kendi isimleri ile çözüm bulunmasını beklediklerini belirtmiş toplantıya katılan Kırşehirli Abdallar.
Bu konularla ilgili biz de kendi görüşlerimizi bu zeminden kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.
***
Hiç kimse bir başkasının kendisini nasıl adlandıracağına karışamaz. Yani bir insan kendisinin Roman olduğunu, Çingene olarak adlandırılmak istemediğini söylüyorsa ona saygı duymak zorundayız. Aynı şekilde bir insan kendisinin Roman değil Abdal olduğunu söylüyorsa ona da saygı duymak zorundayız. Diğer taraftan kendisini Roman ya da Abdal olarak adlandırmak isteyen kişiler de Çingene adlandırmasını benimseyenlere saygı duymak zorundadırlar. Zamanında Romanları konu alan Siyaset Meydanı programında Çingene olduğunu söylediği için emekli Devlet Demiryolları bürokratı Mustafa Aksu'yu nerdeyse linç etmeye kalkan vatandaşların davranışları kabul edilemez, bu kardeşlerimiz ne yazık ki kendilerini küçük düşürdüklerinin farkında değillerdi.
***
Herkesin kendisini istediği gibi adlandırma hakkını vurguladıktan sonra gelin Roman nedir, Çingene nedir bir de işin bu tarafına bakalım. Konuyu tarihi ve sosyolojik boyutlarıyla sağlıklı bir biçimde ortaya koyabilirsek Abdal kardeşlerimizin tepkisini de daha iyi anlayabiliriz.
Çingene kelimesi kullanımda olduğu her yerde öncelikle Çingene olmayanlar tarafından kullanılır. Gaco (Çingene olmayan - Geben) göçebe zanaatçı gruplara Çingene adını verir. Göçebe zanaatçılar sosyal bilimcilerin yeni yeni incelemeye başladığı çok özgün bir sosyal gruptur. Genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşma imkanı olmayan, göçebe bir biçimde çeşitli zanaat ve hizmetlerin sunumu karşılığı Gacolardan gıda maddelerini alan göçebe zanaatçıların tarihi ile ilgili kayıtlar binlerce yıl öncesine uzanır.
Sepetçilik, demircilik, elekçilik, kalaycılık, müzisyenlik, kerpiççilik, cambazlık, dansçılık, hayvan oynatma (ayı-maymun-yılan), bakırcılık, kazancılık, sünnetçilik, halk hekimliği, bitkilerden ilaç yapma gibi çok sayıda zanaat ve hizmet binlerce yıl boyunca göçebe zanaatçılarla özdeşleşmiştir. Sanayi ve kentleşme sonucunda bu mesleklerin bir bölümü ortadan kalkmış, göçebe zanaatçı topluluklar kentlere yerleşmeye başlamışlardır. Yine de göçebe zanaatçıların kendi bağımsız kimlikleri ortadan kalkmamış, Gacolar eski göçebe zanaatçılarının çocuklarını da Çingene olarak adlandırmaya devam etmişlerdir. Zira göçebe zanaatçılar Gacolardan farklı olarak tarım arazileri ve hayvanlara sahip olmadıkları için kentlerde büyük bir yoksulluğun içerisine düşmüş ve en zor işleri yapmak zorunda kalmışlardır.
Kimi zaman kentlerde çiçekçilik gibi yeni meslekler icat edilmiş ya da her dönemin en zor en meşakkatli işlerinde göçebe zanaatçılar çalışmışlardır. Zamanla bu meslekler göçebe zanaatçılarla özdeş hale gelmişlerdir. Ayakkabı boyacılığı, hurdacılık, katı atık toplama, tütün işçiliği bu tarz mesleklere örnek olarak gösterilebilir.
***
Türkiye'de yaşayan çok sayıda göçebe zanaatçı kavim bulunmaktadır. Romanlar, Abdallar, Geygeller, Lomlar, Domlar, Mıtripler, Larende Trompetçileri, Erkilet Çerçileri bunlar arasında en bilinen gruplardır. Farklı göçebe zanaatçı grupların kendilerine ait farklı dilleri ve farklı kültürleri vardır. Buna karşılık göçebe zanaatçı olmayan komşuları hepsini Çingene ( Çıngan, Cingan ) kimliği altında birleştirirler.
Nasıl ki Çingene olmayanlar, dili, dini, kökeni ne olursa olsun bütün göçebe zanaatçılara Çingene diye hitap ediyorlarsa aynı şekilde göçebe zanaatçılarında dili, dini, kökeni ne olursa olsun göçebe zanaatçı olmayan herkese verdikleri bazı isimler vardır. Abdallar göçebe zanaatçı olmayanlara Geben derken, Romanlar Gaco diye hitap ederler.
***
Göçebe zanaatçılar büyük zanaat ustalarıdır. Barışçı insanlardır. Atalarımızın tarihin hiçbir döneminde herhangi bir savaşın nedeni ya da tarafı olduğu görülmemiştir. Bizim ürettiğimiz zanaat ve hizmetler tarihin her döneminde insanlığa büyük yararlar sağlamıştır. Ne yazık ki bizi yeterince tanımamaktan kaynaklanan önyargıların sonucunda bizim hakkımızda bazı hurafeler ortaya atılmış ve bunlar halk arasında yaygın hale gelmiştir. Bu önyargı ve hurafeler yüzünden pek çok kardeşimiz büyük acılar çekmiş kimilerinin hayatı kaymıştır. Özellikle geleneksel mesleklerimizi yitirdikten sonra çekilen acılar daha da katmerli bir hale gelmiştir.
Ne zaman iş için herhangi bir yerin kapısını çalsak karşımıza bu önyargılar, hurafeler çıkmıştır. Bu yüzden işsizlik oranı toplumumuzda her zaman genel ortalamanın üstünde olmuş, işsiz kalan bazı kardeşlerimiz de suç örgütlerinin eline düşmüştür. Bu durum imajımızın daha da kötüleşmesine sebep olmuş, imajımız kötüleştikçe bizlerin çevremizde yaşayan toplumlarla olan ilişkileri kötüleşmiştir.
***
Göçebe zanaatçılara bizim coğrafyamızda göçebe zanaatçı olmayanlar tarafından Çingene adı veriliyor. Buna karşılık kardeşlerimiz, önyargı ve hurafelerin bu sözcükle özdeşleştiğini düşünerek adeta hayalet görmüş gibi kaçmaktadırlar bu sözcükten. Çoğu insan sanıyor ki Gacolar bizlere Çingene demeyi bıraksa herşey hallolacak. Bütün dertler bitecek, her şey güllük gülistanlık olacak. Bu düşünceyle kendilerini Roman, Abdal, Geygel, Lom veya Dom olarak adlandırmayı tercih ediyorlar.
Bunun hiçbir sakıncası yok. Yani her göçebe zanaatçı grup kendi kültürünü, kavim adıyla geliştirebilir ve geliştirmelidir. Kendi kültürünü daha iyi tanımalı ve yansıtmalıdır. Buna karşılık sorunlarının çözümü söz konusu olduğunda tüm bu gruplar zorunlu olarak bir araya gelmektedir. Zira sorunların kaynağı önyargılardır ve önyargılar bütün göçebe zanatçı grupları, bütün Çingeneleri hedef almaktadır. Öyleyse önyargılara karşı mücadele ederken göçebe zanaatçı kimliğiyle hareket etmeliyiz. Bunun herkesin anlayacağı dilde ifadesi de şudur: Hangi kökenden gelirse gelsin bütün göçebe zanaatçılar "Ben bir Çingeneyim" diyebilmelidir, önyargı ve hurafelerin gerçekdışı olduğunu toplumumuzun farklı kesimlerine ancak böyle ispat edebiliriz.
Bunun yerine Çingene kimliğinden kaçmak kimseye bir yarar sağlamaz. Zaman içerisinde bugün Çingene sözcüğü ile özdeşleşmiş olduğu zannedilen önyargılar kendinize sığınak olarak gördüğümüz kelimelere de taşınacak; hırsız Çingene diyenler yarın öbürgün hırsız Roman demeye başlayacaklardır. Oysaki Çingenelerin önyargı ve hurafeleri hak etmediğini, namuslu, çalışkan ve zanaatçı insanlar olduklarını topluma anlatabilirseniz sorun kökten çözülmüş olacaktır.
***
Slovakya'da bir utanç duvarı diktiler. Ostravany kabasının ortasındaki duvar Çingenelerle Gacoları birbirinden ayırıyor. Yazıklar olsun. İnsanlık ayaklar altında Slovakya'da, vicdan ayaklar altında. Aslında o duvarı diken Ostravany Belediyesi değil; o duvarı önyargılar dikti. O duvarı Çingeneleri hedef alan hurafeler dikti.
Şurası kesin dostlar, önyargılar yıkılmadıkça; hurafeler yıkılmadıkça o duvar da yıkılmayacak. Daha nice duvarlar çekecekler; aslında öz kardeşler olan Çingenelerle Gacoların arasına. Öyle ya! Ne farkımız var birbirimizden. Bizim atalarımız göçebe zanaatçı, onlarınsa çoban ya da tarımcı. Bu kadarcık fark böyle utanç duvarları dikmenin gerekçesi olabilir mi? Neticede hepimiz kardeşiz, insanlığın bütün soyları özünde bir tek soy değil mi?
Yıkalım dostlar, yıkalım ama önce kafamızda yıkalım bütün utanç duvarlarını. 73 milleti bir gözle görelim, "Yaratılanı yaratandan ötürü sevelim". Aksi halde utanç duvarları ile yaşamaya mahkumuz. Aksi halde boğulacağız en sonunda bir o yandan bir bu yandan çekilen utanç duvarlarının arasında.
Hepinize şen bir hafta diliyorum. Sağlıcakla kalın.
Arşiv
Cingeneyiz.org: İddiasını Varlığı ile Doğrulayan Girişim 20/08/2009

