
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.


Haftanın Gündemi
7-11 Eylül 2009
Aşağı yukarı her haftanın bir rengi oluyor. Geçtiğimiz hafta her açıdan hüznün ve acının haftasıydı. Her şeyden önce sel felaketinin sonuçları içimizi burktu. Bu acı olayda yakınlarını kaybeden tüm yurttaşların başı sağolsun. Böyle beklenmedik kayıpların acısına katlanmak hiç kolay değil. Diğer taraftan iş yerleri zarara uğrayan, evini barkını kaybeden kardeşlerimizin de yaralarını en kısa zamanda sarabilmeleri en büyük temennimiz.
Sel felaketi nasıl beklenmedik bir şekilde geldi. Hiçbirimiz hazır değildik böylesi bir yıkıma. Buna karşılık Doğu Avrupa coğrafyasında bir başka felaket göstere göstere geliyor. Bu felaket tabiattan kaynaklanmıyor. Hiç de insani olmasa da insan eliyle ortaya çıkarılıyor. İnsanların birbirlerine karşı duyduğu hiç de insani olmayan nefret besliyor bu felaketi. Bu felaketin adı ırkçılık!
Çingene bir aileyi çalıştırdığı açık havuza almayan işletmecinin zihniyetinin adıdır ırkçılık! Uygun değillermiş, nasıl uygun olunur halka açık havuzlara girebilmek için. Bilen birisi söylesin bize? Olay Roma'da geçiyor, hani şu doğan her Çingene çocuğunun parmak izinin alınabilmesi gibi önerilerinin tartışılabildiği İtalya'nın başkenti. Beğenmiyor işletmeci Çingeneleri, havuza giremezsiniz diyor. Çocuklarının yanında gururları kırılan, aşağılanan ebeveynler için ne büyük utanç. Aslında onlar değil bu devirde ırkçılığı kendisine şiar edinen bu zat utanmalı.
Ne yazık ki bu işletmeci yalnız değil. Felaketin büyüklüğü de ırkçı zihniyetin balkanlarda kendine her geçen gün daha büyük bir temel bulabilmesinde ortaya çıkıyor. Konseri sırasında Çingenelerin sorunlarından bahseden Madonna'yı yuhalayan kalabalık tehlike çanlarının çoktan çalmaya başladığını gösteriyor. En ufak bir hatırlatmaya dahi tahammülleri yok bu insanların. Çingenenin adını dahi duymak istemiyorlar. Onlar gelecekte sadece Çingenelerle sınırlı kalmayacak, Balkan coğrafyasın büyük toplumsal gerginliklere yol açacak bir nefret dalgasının habercisi. Bunu herkes anlamak zorunda.
Her ne kadar geçtiğimiz hafta kasvetli bir havada geçsede, bu kasveti dağıtan güzel gelişmeler olmadı değil. İki çalışkan dernek ve her iki derneğin de birbirinden yaratıcı yöneticileri bizleri çok sevindirdiler. Esenyurt'taki Roman derneğinin yöneticileri yaptıkları önemli çalışmalarla Fatih Mahallesi'nin sakinlerinin pek çok mahalleyle karşılaştırılamayacak düzeyde önemli imkanlar sağlamışlar. Bunlar arasında şüphesiz ki en önemlisi Belediye ile anlaşarak mahalle sakinlerinin tapu almalarına aracılık etmeleri.
Bir diğer güzel ve aynı zamanda da ilginç haber Kağıthane Yahya Kemal Mahallesi'nden. Aynı zamanda sitemizin yazarlarından olan Cemil Atmaca büyük bölümü kağıt ve hurda toplayıcılığı sırasında bulunmuş çeşitli ilginç eşyaları dernek merkezinde kurduğu mini müzede sergiliyor. Hem mahalleli hem de mahalleyi ziyarete gelenler için oldukça ilginç bir durum bu. Zira çoğu zaman küçümsenen toplayıcılık mesleğini icra eden yurttaşlarımız gerektiğinde kimsenin tahmin edemeyeceği kadar yaratıcı projelere imza atabiliyorlar. Müzeleri hayırlı olsun diyoruz Yahya Kemalli kardeşlerimize.
Arsiv
Cingeneyiz.org: İddiasını Varlığı ile Doğrulayan Girişim 20/08/2009
