Ben Bir Çingeneyim
Amacımız
Çingeneler Kimdir?
Biz Kimiz?
Güncel
Dünya
Etkinlikler
Ropörtaj
Yazarlar
Kampanyalar
Arşiv
Fotoğraflar
Forum
Ziyaretçi Defteri
Linkler
E-Kütüphane
Radyo Çingene'de Dj Olmak İster misiniz?
ENGLISH

Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Çingenelerin Sitesine Hoşgeldiniz
Cingeneyiz.org Gönüllü Başvuru Formu
FLAMA
ANASAYFA

Güncel

İzmir'de Romanların Durumu 23/09/2011

Hazırlayan Gökmen Dunar*

Türkiye'nin üçüncü büyük kenti olan İzmir önemli bir ticaret ve liman kenti özelliklerine sahiptir. Çok önemli stratejik özelliklere sahip bir kenttir. Kuruluş yıllarından itibaren farklı uygarlıklara, milletlere ve kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Romanlar da bu kültürün bir parçasını oluşturmaktadırlar. İzmir Roman vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı bir il durumunda olup, İzmir Romanlarının sayısı tahminen 400 bin civarındadır.

1873 yıllarında İzmir'in anlatıldığı bir çalışmada da nüfus başlığı altında şehirde yaşayanlar Türkler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Yörükler, Romanlar, Katolikler, Frenkler olarak tanımlanmış nüfus hakkında kesin bir bilği vermenin zorluğuna değinilmiştir. Aynı yerde Romanların sayısı Türkmenlerle birlikte alınmış ve ilde 200000 Türkmen / Romanın yaşadığı iddia edilmiştir. İlgili kaynakta Türkmen ve Romanların birlikte degerlendirilmesi Romanların nüfusu hakkında kesin bir rakam vermek mümkün olmadığı içindir.

İzmir'in Roman Yerleşimleri

İzmir'de 2000 ve 2010 yılları arasında yerleşik Romanların Konak ilçesinde yoğunlaştıkları ve bu ilçede çok sayıda mahallenin bulunduğu görülmektedir. Konak ilcesi'ndeki belli başlı Roman yerleşimleri Ege mahallesi (pilot mahalle), Kadriye, Barıs, Bogaziçi, Cengiz Topel, Emir sultan, Faikpaşa, Ferahlı, Güney, Halkapınar, Hilal, İsmetpaşa, Murat, Sakarya, Süvari,Tan,Tuzcu, Ulubatlı, Ülkü, Zeytinlik mahalleleridir. Konak ilçesi bu haliyle Türkiye'nin en çok Roman mahallesine sahip ilçesidir.

Diğer ilçelerdeki Roman mahalleleri ise şunlardır.
Buca ilçesi: Göksu (Sevgi yolu cıvarı)
Torbalı ilcesi: Subaşı köyu, Çaybası köyu, Çırpı köyü,
Karsıyaka ilcesi: Dedebaşı, Örnekköy ve Yalı mahalleleri
Çigli ilcesi: Maltepe, Şirintepe mahalelerinde dağınık halde
Bornova ilcesi: Erzene mahallesi
Gaziemır ilcesi: Irmak mahallesi

Romanların Konut Meselesi

Romanların tarihinde görünen sokak kültürü ve marjinal ekonomik faaliyetleri modernleşme ve sanayileşmeye rağmen geçerliliğini korunmaktadır. Bu durum İzmir için de gecerlidir. Mülkiyet ilişkileri bakımından İzmir'deki mahallelerdeki yapıların genel olarak ruhsatı bulunmakla birlikte, gecekondu statüsünde olanlar da mevcuttur. Kentin rantı yüksek alanlarına teğet yerleşimlerde Roman yurttaşların yoğun olarak yaşadığı mahalleler bulunmaktadır. Kentin yenilenmesi çalışmaları çerçevesinde bu mahallelerde yaşayan Roman vatandaşlarımız mahallelerine ilişkin alınan kararlardan daha iyi sonuçlar beklemekte olup Roman mahallelerinin yerinde yapılanması ya da iyileştirilmesi gerekmektedir.

İzmir'deki Romanları inceledigimizde diger yerlerde yaşayan Romanlar ile benzer özelikleri olduğunu görürüz. Ekonomik ve sosyal bakımdan güçsüz olmaları bağlamında Romanlar tüm dünyada oldugu gibi İzmir'de de bir arada yaşamayı ve doğup büyüdükleri ortamda kalmayı tercih ederler. Bu onlara aynı zamanda dayanışmanın gücünü hissettirmektedir.Ancak vatandaşların önemli bir bölümü gelir artışı ile yer degiştirme eğilimine girmektediler.

İzmir'de Roman Aile Yapısı

Genel olarak Roman aile yapısının özelliklerini taşıyan İzmir'deki Roman aileleri incelendiginde Romanların kalabalık bir aile yapısına sahip oldugu, toplumsal ilişkilerde ve ailede kadınların daha fazla söz sahibi oldugu, anaç bir aile yapısın benimsendigi görülecektir. Geçmişte de anaerkil yasaların egemen olduğu bir toplumsal yapıya sahiplik temel özellik olarak görülmektedir. Burada anaerkil aile yapısın özelikleri evde reisliğin kadın-erkek kardesligi üstünden gitmesi; çoçukların anayla güçlü ilişkilerinin olması ve babayla ilişkilerinin daha sınırlı olmasıdır. Roman ailesinde kadın ve erkegin eşit oldugu ve hatta kadının statüsünün daha yüksek oldugu görülmektedir.

Ege Roman Dernekleri Federasyonu ve bir cok dernek Roman toplumunda erken yaşta evliliğin önüne geçilmesi için çeşitli çalışmalar yürütmüşlerdir. Roman dernekleri ve federasyonlar imkanları çerçevesinde Roman ailelerin küçük yaşta evlenme yerine çocukların eğitimine ikna edilmeleri için çalışmalar yürütmektedirler.Bir cok genc okumaya devam etmekte olup yine de egitim gördükleri yerlerde ayrımcılığa ugramaktadırlar.

Romanların Dini İnançları

Türkiye geneline bakıldığı zaman Roman toplumunun İslam inancına sahip olduğu görülmekte olup, Müslüman Romanların İslami mezheplerden olan alevi ve sünni olmak üzere iki gruba ayrıldığı görülmektedir. Sünni Romanların sayısının daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. İzmir'de bulunan Roman mahallelerinde İslamiyetin en yaygın dini inanç oldugu, Müslüman Romanların çoğunlukla Sünni mezhebinde bulundukları görülmektedir.

İzmir dini bakımdan zengin bir çeşitliliğe sahip olmasına rağmen eski dönemlerde Romanların hangi dine mensup oldukları ancak yazılı kaynaklardan öğrenilebilmektir. Bu konuda yeterli bilgiye ulaşmak mümkün olmamıştır. Yalnızca Anglikan kilisesinin kaynaklarında İzmir'deki Hristiyan Romanlardan bahsedildiği görülmüştür. Zamanla İslamiyetin yaygınlaşması ile birlikte Romanların büyük çoğunluğu Müslüman olmuştur.

Geleneksel Mesleklerin Yaşatılması

Mesleki alanlarda eskiye dönük yapılan sepetçilik, kalaycılık, demircilik ve şu anda İzmir'in simgelerinden olan faytonculuk gibi işler de zaman içerisinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Son meslek olan fayton kültürü halen yaşamasına rağmen bu mesleğin de tehlike altında olduğu derneğimiz çalışmaları ile ortaya çıkmıştır.

Roman toplumunun geleneksel mesleklerinden sepetçilik, kalaycılık, demircilik, hayvan terbiyeciliği ve fayton kültürünün şimdiki zamana uyarlanması için mesleki el sanatlarına ağırlık verilmesi ve geleneksel zanaatları yaşatanların mikro kredi ile desteklenmesi gerekmektedir.

Roman toplumu ile diğer toplumların entegre edilmesi icin federasyon ve hükümet işbirliğiyle ortak çalısmalar yapmak gerekmektedir. İzmir'de Roman toplumu geneline bakıldığında adeta akvaryum içerisinde kalmış diger toplumlarla entegre olmamıstır. Zaman icerisinde Roman kültürü korunmuş ama geleneksel mesleklerden ellerinde kalan sadece sepetçilik ve faytonculuk olmuştur.

Romanlar ve Eğitim

Romanlar çocuklarının okul ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü ekonomik yoksunluk ve yoksulluktan dolayı karşılayamamaktadırlar. Bu nedenle çocukların okula devam etme koşulları zorlaşmaktadır. Diğer bir taraftan da Romanların sürekli bir barınma adresleri olmamasından dolayı çocukların sekiz yıllık zorunlu eğitime katılmaları çoğu zaman gerçekleşememektedir. Okula giden Roman çocukları gerek öğretmenler gerekse diğer yurttaşların çocukları ve velilerinden kaynaklanan kimi ayrımcı tutumlarla karşılaşabilmektedirler. Ayrıca resmi kurumlar bu çocukların zorunlu sekiz yıllık eğitimini takip edememektedirler. Roman çocukları için ilköğretimin zorunlu olması ancak yasalarda kalan fakat fiilen uygulanmayan bir hak haline gelmiştir.

Roman mahalle ve köylerinde yaşayan yurttaşlarla yapılan çalışmalarımızda Roman çocukların eğitimde başarı oranları oldukça düşük gözükmekte olup, bu durumda Roman mahallerinde bulunan okullarda görev yapan hocaların eksikleri de rol oynamaktadır.

Roman okullarında verilen eğitim ve öğretimin gözden geçirilmesi gerektiğini düşünmekteyim. Ayrıca her Roman okulunda bir psikolojik danışman bulunması ve çocukların davranışlarının incelemesi gerekli görülmektedir. Roman toplumunun öncelikli eksiklerinin en başında eğitim gelmekte olup, öncelikle eğitime önem verilmesi gerekmektedir.

Peki okumayan Roman çocukları ve vatandaşlar için ne yapılmalıdır.Roman mahallerinde işkur ,belediye ,ticaret odası desteğiyle mesleki atölyeler kurulması ve bu atölyelerin vatandaşlara balık tutmayı öğretmesi lazımdır. Öncelikle roman mahallerinde kurulucak olan mesleki atölyelerin amaçları, imkanları ve nasıl bir fayda sağlayabileceklerini düşünmek gerekir. Burda İşkur çalışmalarına katılan Roman yurttaşların eğitimleri boyunca ücret almaları yararlı olacaktır.

Mevcut belediyeler burda üretilen ürünlerin pazarlarda sergilenmesi ve bunların satışından elde edilen kazancın mesleki atölyenin ihtiyaçlarının karşılanmasında yardımcı olabilirler. Ticaret odası ve buna yakın kuruluşlar da kendi bünyesinde olan iş adamlarını fabrikalarındaki eksik personel durumuna göre mesleki atölyede yetişen Roman vatandaşların istihdam etmeleri için teşvik edebilirler.

*İzmir Roman Fayton Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği Başkanı