Ben Bir Çingeneyim
Amacımız
Çingeneler Kimdir?
Biz Kimiz?
Güncel
Dünya
Etkinlikler
Ropörtaj
Yazarlar
Kampanyalar
Arşiv
Fotoğraflar
Forum
Ziyaretçi Defteri
Linkler
E-Kütüphane
Radyo Çingene'de Dj Olmak İster misiniz?
ENGLISH

Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Çingenelerin Sitesine Hoşgeldiniz
Cingeneyiz.org Gönüllü Başvuru ormu
FLAMA
ANASAYFA

Haftanın Gündemi

Ali Mezarcıoğlu

Kavramları Doğru Kullanmak

Sitemizin yayına başladığı ilk günden itibaren toplumumuzla ilgili bazı kavramların doğru kullanılmasının önemini vurguluyoruz. Çeşitli medya kuruluşları toplumumuzla ilgili haberlerin içinde Roman, Çingene ve hatta Rumen kelimelerini yerli yersiz bir şekilde kullanıyorlar. Roman ve Çingene kavramları bir şekilde bizlerle ilişkili olan temel kavramlar olmakla beraber Rumen kelimesinin toplumumuzla uzaktan yakından ilgisi yok. Rumen, Türkçe'de günümüz Romanya'sında yaşayan vatandaşlara verilen bir isim. Bu sözcüğün Çingene kültürü ve kimliği ile hiç bir ilgisi bulunmuyor.

Bizimle ilgili kavramların yanlış kullanılması ne yazık ki bundan ibaret değil. Çoğu zaman Roman sözcüğünün Çingene kelimesinin kibarlaştırılmış biçimi olarak anlaşıldığını ve bu şekilde kullanıldığını görüyoruz. Bu da büyük bir yanlış. Kelimenin nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmemekle birlikte Roman kelimesinin tam anlamının ataları Romanes konuşmuş veya halen konuşmaya devam eden insanları işaret ettiğini söyleyebiliriz. Romanlar Romanes konuşan Çingenelerdir diyebiliriz.

Çingene kelimesinin içeriği ise çok daha geniştir. Çingene; yerleşik tarımcı ve büyük hayvan sürülerine sahip göçebe toplumların göçebe zanaatçı kavimlere verdiği isimlerden biridir. Göçebe zanaatçı kavimler özellikle sanayi öncesi dönemde çeşitli zanaat ve hizmetleri yerleşik tarımcı ve sürü sahibi göçebelere sunmuş ve karşılığında onlardan gıda maddeleri alarak geçinmişlerdir. Sanayinin ortaya çıkmasıı ile beraber Çingene kavimleri çağa ayak uydurmuşlar; çiçekçilik, ayakkabı boyacılığı, hammallık, tarım işçiliği, pazarcılık, katı atık toplayıcılığı gibi yeni mesleklerde çalışmaya başlamışlar ya da müzisyenlik gibi geleneksel meslekleri geliştirerek devam ettirmişlerdir.

Roman kelimesinin Çingene sözcüğünün kibarlaştırılmış biçim olarak görülmesi Çingene kelimesinin gerçek anlamını görmemizi engeller. Birincisi Çingene sözcüğü; Romanların da aralarında bulunduğu göçebe zanaatçı kökenden gelen kavimlere dışarıdan bakanlar tarafından verilen bir isimdir. Gacolar ( yerleşik tarımcı veya sürü sahibi çoban toplumların soyundan gelenler) konuştuğu dile, geldiği köken ya da coğrafyaya bakmaksızın tüm göçebe zanaatçı kavimlere Çingene demişlerdir. Romanların yanında ülkemizde yaşayan Abdallar, Geygeller, Domlar, Mırtipler, Lomlar, Gewendeler, Elekçiler vs gibi topluluklar da göçebe zanaatçı kökenden geldikleri için Çingene topluluklarının arasında kabul edilirler.

Tüm Çingene kavimleri sanayinin gelişmesi ile birlikte geleneksel mesleklerini büyük ölçüde kaybettiler. Bu durum Romanlar için doğru olduğu gibi Abdallar ya da Elekçiler için de doğrudur. Geleneksel mesleklerin ortadan kalması göçebeliği gereksiz hale getirdi. Çingene kavimleri bu noktadan itibaren yerleştikleri kentlerin ya da kasabaların etrafında benzer sorunlarla karşı karşıya kaldılar. Aynı önyargıların kurbanı oldular. Konut sorunu ve genel ortalamanın üstünde seyreden bir işsizlik tüm Çingene kavimlerinin ortak problemi oldu.

Eğer Roman ve Çingene kavramları birbirleriyle sanki aynı şeylermiş gibi kullanılırsa Roman Çingeneleri ile benzer problemleri yaşamış diğer Çingene grupları adeta görünmez olacaktır. Dikkatlerin sadece Roman Çingenelerinin sorunlarına odaklanması bu grupların varlıklarının dahi sorgulanmasına neden olabilir. Günümüzde Çingenelerin sorunlarının çözümü için çeşitli çalışmaların yapıldığı bir ortamda doğru kavramları kullanmak her zamankinden daha önemli hale gelmiştir.

***

Haftanın gündemi yazısında bu açıklamayı niye yaptığımızı merak edebilirsiniz. Bu açıklamayı son derece güncel bir meseleye işaret etmek için yapıyoruz sevgili dostlar. Geçtiğimiz haftalarda güzel bir haber aldık. Ayrıntılar tam olarak belli olmamakla birlikte TOKİ Romanlar için konut inşaatlarına başlıyor. Ümit ediyoruz ki evlerin satış koşulları kardeşlerimizin karşılayabilecekleri şekilde düzenlenir ve evsiz insanlarımız başlarını sokabilecekleri bir dama sahip olabilirler.

Diğer taraftan bu haberin içindeki bir küçük ayrıntı kavramların yanlış kullanılmasının sakıncalarına çok güzel bir örnek oluşturuyor. TOKİ konut yapımı ile ilgili planlama yaparken valiliklerden bilgi istemiş. Bitlis, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Mardin, Nevşehir, Niğde, Sivas, Van, Şırnak, Trabzon ve Yozgat illerinin valilikleri illerinde Roman olmadığını belirtmişler. O yüzden bu illerde evsiz kardeşlerimiz için konut çalışması yapılmıyor.

Doğrudur. Bu sayılan illerde Roman Çingenelerinin sayısı çok azdır. Buna karşılık buralarda yaşayan farklı Çingene kavimleri vardır. Bu toplulukların işsizlik ve konut temelli problemleri büyük ölçüde Roman Çingenelerinin sorunları ile benzerdir. Yozgat'ın, Nevşehir'in müzisyen Abdallarının, Sivas'ın, Erzurum'un elekçi Poşalarının, Hakkari'nin, Van'ın Mıtriplerinin Roman Çingeneleri ile benzer sorunlar yaşadığı açıktır. Ne yazık ki Roman kelimesinin Çingenenin kibarlaştırılmış biçimi gibi kullanılması, Çingene kelimesinin anlamını daraltmakta; ülkemizin farklı bölgelerinde yaşayan kardeşlerimizin fark edilmesini güçleştirmektedir.

Bu konudaki sorumluluk sadece medyada değil. Ne yazık ki Roman kelimesini Çingenenin kibarlaştırılmış şekli gibi kullanmak bu alanda otorite olduğu söylenen insanlarımızın bile yapabildiği yanlış. Anlaşılan o ki valiliklerimiz bu konuda danışmanlar tarafından yanlış bilgilendirilmişler ve TOKİ'ye ulaşan raporların sonucunda Abdal, Lom, Dom, Mıtrip vs kardeşlerimiz TOKİ tarafından yapılacak sosyal konutlara sahip olma imkanından yoksun kalmışlar. Halbuki 14 Mart tarihinde İstanbul'da yapılan toplantıda Roman derneklerinin temsilcileri olduğu gibi; Abdalların, Lomların, Elekçilerin ve Domların temsilcileri de bulunmaktaydı.

Yetkililerimizin bu konuyu en kısa zamanda tekrar değerlendireceklerini umut ediyoruz. Zira ortada kolaylıkla düzeltilebilecek ve gereği yapılabilecek bir yanlış bilgilendirme var. Bu olaydan çıkarmamız gereken ders toplumumuzla ilgili kavramların doğru kullanılmasının ne derece önemli olduğudur.

***

Hepinize şen bir hafta diliyorum.Neşeniz bol keyfiniz gıcır olsun.

Arşiv

5. Yıl Sorumluluğu

Avrupa ve Çingeneler / 3

Avrupa ve Çingeneler / 2

Avrupa ve Çingeneler

Engin Ardıç Bizden Ne İster?

11-18 Temmuz 2010

4-11 Temmuz 2010

Zanaatın Anlamı ve Yeni Hayat

13-27 Haziran 2010

Olayların Dili

Malkara'ya İyi Bakın

23-30 Mayıs 2010

17-23 Mayıs 2010

09-16 Mayıs 2010

01-08 Mayıs 2010

Ey Güzel Hıdrellez

18-25 Nisan 2010

"Çingenelerin Kitabı" Neyi Anlatıyor?

0-4 Nisan 2010

Bilinmeyenler Bilinecek

22-28 Mart 2010

14 Mart'ın Anlamı

01-07 Mart 2010

Gönülçelen Gönlümüzü Çelemedi

14-21 Şubat 2010

07-14 Şubat 2010

01-07 Şubat 2010

24-31 Ocak 2010

16-24 Ocak 2010

Selendi Üzerine 2 / 09-17 Ocak 2010

Selendi Üzerine 03-09 Ocak 2010

27 Aralık 2009 / 03 Ocak 2010

20-27 Aralık 2009

13-20 Aralık 2009

06-13 Aralık 2009

23 Kasım 2009-06 Aralık 2009

16-22 Kasım 2009

9-15 Kasım 2009

2-8 Kasım 2009

26 Ekim 2009 / 1 Kasım 2009

19-25 Ekim 2009

11-18 Ekim 2009

3-10 Ekim 2009

21 Eylül-2 Ekim 2009

13-18 Eylül 2009

7-11 Eylül 2009

31/Ağustos/2009-03/Eylül/2009

24-28 Ağustos 2009

Cingeneyiz.org: İddiasını Varlığı ile Doğrulayan Girişim 20/08/2009

counter in iweb