
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Güncel
Mersin'de Neler Oluyor 23/05/2011
Mersin'in yoksul mahallelerinden Çilek Mahallesi'nde henüz kesinleşmeyen bir nedenle vatandaşlar arasında kavga çıktı. 1 gazeteci ve 7 polis memurunun da aralarında bulunduğu 41 kişinin yaralandığı olaylarda Mehmet Zülfi Tuncer isimli bir vatandaş hayatını kaybetti. 10 evin ve araçların ateşe verildiği olaylar güvenlik güçlerinin müdahalesine rağmen uzun bir süre durdurulamadı. Kavgaya karışan taraflardan 14 aile kendi istekleriyle mahalleden ayrıldıklarını belirten bir belge imzaladıktan sonra güvenlik güçleri tarafından bir başka bölgeye nakledildiler.
Olayların bir internet kafe sahibi ile kafedeki çocuklar arasındaki süre tartışmasından çıktığı ileri sürülürken, yaşananların nasıl olup da bu kadar geniş bir çatışmaya dönüştüğü henüz tam anlamıyla aydınlatılamadı. Olaylar sırasında kavgaya karışan bir grup tarafından bazı vatandaşların eşyaları sokak ortasında kırıldıktan sonra evleri ateşe verildi. Kavgaya karıştığı iddiasıyla 7'si çocuk 15 kişi polis tarafından gözaltına alındı.
Medya Bunu Hep Yapıyor
Olayları aktaran kimi medya kuruluşlarının konuyu tek taraflı bir biçimde yansıtması ise gözlerden kaçmadı. Çilek Mahallesi sakinleri arasındaki kavga çeşitli basın kuruluşları tarafından "Cono aşireti ile Doğu ve Güneydoğu'dan gelen vatandaşlar çatıştı" başlığıyla kamuoyuna duyuruldu. Daha önce de benzer olaylarda taraflardan bir bölümünü vatandaş saymayarak ayrımcı bir dil kullanan medya kuruluşları bu seferde "Cono" olarak adlandırdıkları Çilek Mahallesi sakinlerini vatandaştan saymadı.
Kimi basın kuruluşlarının olayları "uyuşturucu ve fuhuşa karşı halkın tepkisi" olarak yansıtması ise Manisa'nın Selendi ilçesinde yaşanan ve 20 ailenin bölgeden ayrılmak zorunda kaldığı olaylarda medyanın kullandığı söylemleri hatırlattı. Kimi basın kuruluşları Selendi'de yaşanan olayları "vatandaşın suça tepkisi" olarak yansıtarak haklı göstermeye çalışmıştı. Daha sonra bölgeye gelen insan hakları kuruluşlarının raporları ise olayların arka planında başka gelişmelerin yattığını, Selendi'den ayrılmak zorunda kalan ailelerin aylar öncesinden itibaren ilçeden dışlanmaya başladığını ortaya koymuştu.
Yazarımız ve sitemizin editörü Ali Mezarcıoğlu Mersin'deki olayları şu sözlerle değerlendirdi:
"Yaşananlar çok taze. Henüz yaygın medyada dolaşanlar dışında sağlıklı bilgilere ulaşmak mümkün değil. Bunun yanında herhangi bir mahallenin, aşiretin, ailenin; şu veya bu toplum kesiminin suça karışmak gibi iddialarla hedef haline getirilmesi, yerinden yurdundan ayrılmak zorunda bırakılması doğru değil. Herkes bir diğerine karşı bu iddialarla ortaya çıkabilir. Herkes kendisine karşı işlenen bir suçun cezasını kendi vermeye başlarsa bunun sonucu sadece yeni kan davalarının başlaması olacaktır. Suç bireyseldir, bir kişinin suçunun bahane edilerek ait olduğu ailenin ya da etnik grubun cezalandırılmaya kalkılması vicdanın kabul edeceği bir şey değildir.
Türkiye'nin her yerinde yoksul mahallelerimiz suç örgütleri tarafından kullanılıyor, bu bir gerçek. Etnik kökeni ne olursa olsun yoksul insanlar suç örgütleri tarafından maşa olarak kullanılıyor. Ne var ki şu asla unutulmamalıdır, suçun çözümü şu veya bu toplumsal kesimin günah keçisi ilan edilerek hedef tahtası haline getirilmesi değildir. Bu olayda kimi medya kuruluşları her zaman olduğu gibi "Cono" olarak adlandırdıkları mahalle sakinleri üzerinden özellikle Çingenelerin adını kirletmeye çalıştılar. Yerel bir olay üzerinden Çingenelerin adının lekelenmeye çalışılması artık tehlikeli bir alışkanlık halini almış durumda. Hemen her vesileyle bu yanlışın tekrarlandığını görüyoruz.
Başta medya olmak üzere tüm kuruluşları, bu ve benzeri olaylarda daha sorumlu davranmaya, daha büyük toplumsal gerilimlere yol açabilecek sözkonusu tehlikeli dili kullanmamaya davet ediyoruz."
