e-kütüphane
 
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.
Ben Bir Çingeneyim
Biz Kimiz?
Çingeneler Kimdir?
Amacımız
Güncel
Dünya
Etkinlikler
Ropörtaj
Arşiv
Cingeneyiz.org Gönüllü Başvuru Formu
Radyo
Ziyaretçi Defteri
Forumlar
Çingenelerin Sitesine Hoşgeldiniz
Videolar
Fotoğraflar
Kampanyalar
Linkler
ANASAYFA

Ropörtaj

‘“Eğitim görme şansı bulmuş” birkaç genç Çingene ve onların Çingene olmayan arkadaşları bir zamandır Çingene mahallerinde olan biteni kamuoyuna sunmaya gayret ediyorlar. www.cingeneyiz.org Çingenelerle ilgili ilk haber sitesi. Her daim yaşamlarına karşı tedirgin bir merak beslediğimiz Çingeneler ve son zamanlarda kentsel dönüşüm projesi bağlamında yıkılan mahalleleri, artık kurulan internet sitesi ile birinci ağızdan karşımızda. Sitenin editörü Ali Mezarcıoğlu ile,Maçka Parkı’nın ıssız kafelerinden birinde buluştuk. Çingenelerin sosyal tarihindeki en ilginç örneklerden biri olduğuna inandığımız bu site deneyimini ve son günlerde yaşanan uygulamalar karşısındaki düşüncelerini konuştuk.

Cingeneyiz.org sitesi Çingenelerle ilgili ilk haber sitesi mi?

Ali Mezarcıoğlu: Geçmişte Çingenelerle ilgili çalışma yürüten çeşitli kuruluşların internet siteleri vardı. Fakat bunlar genellikle ya kuruluşlarını tanıtan siteler veyahut da genel olarak Çingene kültürü ile ilgili bilgi veren sitelerdi. Bizim sitemizin formatında, düzenli olarak güncellenen, Çingenelerle ilgili haberleri bu formatta yayınlayan bir site şu zamana kadar yoktu. Bizim sitemiz, alanında ilk örnek.

Peki neden böyle bir site yapma ihtiyacı hissetiniz? Nasıl bir ihtiyaçtan doğdu bu proje?

Bizim sitemiz birkaç formata sahip. Birincisi, sizin dile getirdiğiniz gibi haber sitesi. Kültür sanat bölümü gibi bu topluluğun çeşitli vizyonlarını yansıtan boyutları da var. Bir yandan da alanında yayınlanmış kaynakçaları, çeşitli makale, edebiyat ürünleri ve tezleri de değerlendiriyoruz. Baktığımız zaman sitenin özelliği bir eksikliği kapatması. Biz de bu eksikliği gördük. Nedir bu eksiklik? Türkiye’de yaşayan Çingenelerin, Türk Çingenelerinin, ciddi bir temsiliyet eksikliği var. Kendilerini basın-yayın organlarında, medyada görme şansları büyük ölçüde kısıtlanmış. Biz bu noktada ilk olalım,insanlarımız kendilerini artık yaygınlaşan bir teknoloji olan internet ortamında görebilsinler, temsil edildiklerini hissedebilsinler istedik. Bir başka açıdan da bizleri tanımayan, yeterince bizler hakkında bilgi sahibi olmayan diğer yurttaşlarımız, diğer kamuoyu da bu konuda bilgilensin diye böyle bir site yapma ihtiyacı duyduk.

Sitenin temel felsefesi nedir?

Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Bu noktada iki tane arka planımız var. Bir tanesi ulusal, bir tanesi evrensel. Evrensel düzeyde herkesin eşit insan haklarına, kökeni ne olursa olsun, sahip olduğuna inanıyoruz. Bu temelde kendini ifade etmek, temsil edilebilmek, insan hakları içerisinde ayrıcalıklı bir rol taşıyor, önem taşıyor. Bu bizim evrensel arka planımız. Ulusal düzeyde ise Türkiye’de tüm Türk vatandaşlarının sahip olduğu haklara Çingeneler de sahip. Farklı bir kökenden gelmiş olmaları bu haklara sahip olmadıklarını göstermiyor. Aynı şekilde söylüyorum. Bizim de kendi kültürümüzü ulusal kültürün bir parçası olarak geliştirmek, yansıtmak ve tüm diğer yurttaşlarımızla kendi kültürümüzün güzelliklerini paylaşmamızın doğal bir hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Bu çerçevede sitemizin ulusal arka planı da budur.

Ne zamandan beri yayınlanıyor site?

Aşağı yukarı 7 ay oldu. Geçtiğimiz bahar sonlarında sitemiz yayınlanmaya başladı. Hıdrellezden hemen sonra olmalı. O günden beri düzenli yayın yapıyoruz.

Siteniz nasıl yapılandı? Kaç kişi çalışıyorsunuz?

Öncelikle cingeneyiz.org’un sürekli hazır bir kadrosu yok. Cingeneyiz.org bizzat izleyicileri tarafından yenilenen, güncellenen bir site. Bizim yazarlarımız, bize haber gönderen muhabirlerimiz profesyonel maaşlı insanlar değil. Mahallelerde oturan, işinde gücünde insanlar. Ama nedir? Haberdar ediyorlar bizi gelişmelerden, yaşadıkları sıkıntılardan, problemlerinden. Biz bunları değerlendiriyoruz. Onlar bizim çalışanlarımız aynı zamanda. Bunun dışında bizim toplumumuzun eğitim görme imkanı bulabilmiş, özellikle üniversite öğrencisi Çingeneler projeye destek oluyorlar. Dediğim gibi sabit, düzenli bir kadro yok. Ama bu arkadaşlar -sayı bazen ondur, bazen yirmidir bazen beştir,ikidir,üçtür- sürekli değişir. Ama destek olmak isteyen Çingeneler, cingeneyiz.org’da haber yapmak isteyen, cingeneyiz.org’da çalışmalarını yayınlatmak isteyen herkes bizim kadromuzun bir parçasıdır. Aynı zamanda akademisyenler, bu konuda tez yapan insanlar, edebiyatçılar, Çingenelerle ilgili şiir yazan, herhangi bir ürün üreten herkes bizim sitemizin ekibinin bir parçasıdır.

Sitenin ziyaretçi defteri ve forum sayfalarına baktığımızda ilginç entryler olduğunu gördüm. Buradan hareketle sitenin nasıl bir takipçi kitlesi var?

Öncelikle tabi şunu söylemek lazım: Başta da dediğim gibi bizim üzerine oturduğumuz bir misyon var. Biz bir temsiliyet açlığına karşılık geliyoruz. Çingeneler kendilerini kamuoyunda, iletişim araçlarında göremediği için böyle bir siteye can havliyle sarıldılar. Mahallelerden gençler, orta yaşlılar, eğitim görme imkanı bulabilmiş Çingeneler, ziyaretçi defterimizi forumumuzu birbirinden güzel, birbirinden anlamlı yazılarıyla doldurdular. Çok önem veriyoruz bu sözcüklere. Çok önem veriyoruz onların övgülerine. Sadece övgü değil tabi. Öneriler yapıyorlar, değerlendirmeler yapıyorlar. Birinci kitlemiz budur. Birinci değerlendirme noktası budur. İkinci olarak da tabi konuyla ilgilenen akademisyenler var, aydınlar var, Türk aydınları var, entelektüeller var. Onlar da ellerinden geldiğince destek oluyorlar, bizi motive ediyorlar, umut veren mesajlar yayınlıyorlar. Onlar da izleyici kitlemizin önemli bir parçası. Elbette konuyla ilgili çalışan değerli sivil toplum kuruluşlarını, değerli aktivistleri burada atlamak olmaz. Onlar da sitemizi yakından izliyorlar, değerlendiriyorlar, destek oluyorlar. Bu sürecin bir parçası. Bu sayfalardaki ziyaretçi defteri ve forum sayfalarından yansıyan en güzel anektod Bursa’dan yazan bir kardeşimize ait. 14-15 yaşlarında genç bir arkadaşımız, babasıyla beraber siteye girmişler. Bizim sitemizde fotoğraflarla montajladığımız bir video bölümü var. Oradaki videoları izlerken gözleri dolmuş, duygulanmışlar. Sonra bize bir mail gönderdi. Bütün aile arkanızdayız destekliyoruz diye. Bizim için önemli bir şeydi tabi. Bu duyarlılığın bize yansıması önemli bir şey.

Bu siteyi yaparken herhangi bir kurumdan,herhangi bir vakıftan maddi destek alıyor musunuz? Sitenin mali temeli nedir?

Başlangıçta cingeneyiz.org ailesinin ve bir editör olarak benim çok ciddi bir çevremiz yoktu açıkçası ciddi bir mali kaynak temin edilebilecek veya bu siteyi bir proje olarak ortaya koyabilecek bir ekibimiz yoktu. Biz önce bir proje olsun, önce bir mali kaynak gelsin sonra bu işe başlayalım diye düşünmedik. Dedik ki öncelikle iş başlasın amatör bir ruhla, amatör bir heyecanla bu çalışmalar otursun bir noktaya gelsin, ondan sonra elbette bu site kendisini sürdürmenin yollarını yaratacaktır. Kapalı değiliz tabi. Her türlü desteğe açığız. Her türlü kurumsal, bireysel desteğe açığız ama onun dışında şunu çok net bir biçimde söyleyebilirim ki bu site el emeği göz nurudur. Bir kuruş (düşünüyor) evet bir kuruş para vardı cebimizde işte birkaç milyon paramız vardı. Onunla domain name’ini ve web adresini aldık. Başka da paramız yoktu.

Biraz da genel mevzulara girmek istiyorum. Türkiye’de Çingenelerin durumunu nasıl görüyorsunuz? Çok ciddi sosyal, siyasal, dışlanma ve ayrımcılık temelli problemleri var Çingenelerin. Bu sorunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünyanın her yerinde Çingenelerin durumunun parlak olmadığı herkesin bildiği bir şey. Söylediğiniz tüm başlıklar altında dünyanın tüm bölgelerinde ciddi sorunlar yaşanıyor. Türkiye’de hem avantajlıyız hem de dezavantajlıyız. Avantajımız şu ki Anayasamızda, mevcut kanunlarda Çingeneleri veya herhangi etnik bir grubu diğer vatandaşların sahip olduğu haklardan dışlayacak herhangi bir madde yok. Birtakım kanunlarda bazı olumsuz maddeler var. Ancak bunlar temizleniyor, yeni yapılan düzenlemelerle büyük ölçüde kaldırılıyor. İşin bu tarafı açısından şanslı sayılabiliriz Kolektif anlamda da toplumun genelinde saldırgan bir Çingene düşmanlığı yok. Avrupa’da dönem dönem yaşanıyor bu olaylar. İnsanların evlerine yürüyorlar. Bunlar sık sık yaşanan şeyler, özellikle doksanlardan sonra. Ama Türkiye’de bunu göremiyoruz çok fazla. Tabi bu her şeyin olumlu olduğu anlamına gelmiyor. Öteki taraftan baktığımız zaman vatandaşlarımızın arasında bize dönük zaman zaman oldukça köklü önyargılar, yanlış değerlendirmeler olabiliyor. Sosyal problemlerimiz var. Mesela bir Çingene kız ya da bir Çingene erkeği, Çingene olmayan başka bir genci sevmiş, evlenmek istiyorlar. Buna aileler çok şiddetli tepki gösteriyorlar. Bu olayların sonucunda ciddi olarak sosyal facialar yaşanabiliyor. Bunları görebiliyoruz. Bunların yanında sosyal açıdan baktığımız zaman toplumun içerisinde kimi bölgelerde, kimi yerlerde işe alımlarda Çingene kimliği bir dezavantaj olabiliyor. Çingene olduğunu çok belli eden şahıslar eğer fizik özellikleri, kimliğini çok belli ediyorsa problem yaşayabiliyorlar. Bunlar ciddi problemler ve üzerine gidilmesi, mücadele edilmesi, hoşgörü kültürünün yaygınlaşması, birbirimizi tanımamız yoluyla aşılması gerekiyor.

Sitenizde yer alan haberler içerisinde mahallelerde yaşanan yıkımların haberlerinin çokluğu göze çarpıyor. Son zamanlarda Çingene mahallelerinde yaşanan yıkımlar, özellikle Sulukule, Kağıthane, Yahya Kemal Mahallesi, Küçükbakkalköy özelinde çok gündeme geldi. Buralarla ilgili son gelişmeler nelerdir? Bunların perde arkasında neler var daha doğrusu?

Şimdi şöyle bir girizgahla başlayalım. Dünyanın her yerinde kentsel dönüşüm var. enteresan bir şey bu. Biz takip ediyoruz dünyanın değişik bölgelerindeki Çingene internet sitelerini, dünyanın her yerindeki Çingene haber kuruluşlarını. Yıkımlar her yerde yaşanıyor. Rusya’da yaşanıyor, Batı ve Doğu Avrupa ülkelerinde yaşanıyor. Ve tabi ki Türkiye’de de yaşanıyor. Yaygın bir gelişme. Özellikle inşaat sektörünün gelişmesiyle bu alandaki atılımlarla beraber kentteki mevcut alanlar, kent merkezindeki araziler yeniden değerlendiriliyor. Tabi bu sürece bizim baştan karşı çıkmak gibi bir tavrımız yok. Eğer burada yaşayan insanların sosyal ihtiyaçları, meslekleri, yaşam koşulları düşünülecekse elbette ki Çingeneler de daha iyi konutlarda, daha iyi sosyal konutlarda yaşamak isterler. Ama bu yapılırken insanların mesleği göz önünde tutulmalı. Örneğin hurdacılık yapan bir Çingene. Bu insan apartmanda yaşayamaz. Çünkü bu insanın hurdalarını saklayacak bir depoya ihtiyacı var. Onun için mesela bahçeli evler düşünülebilir, alternatif projeler olarak. Bunlara biz baştan karşı değiliz. Ama eğer bu projelerde ırkçı bir zihniyet işliyorsa, Çingeneleri yerinden etmek için, Çingeneleri kentlerden uzaklaştırmak gibi bir zihniyet varsa, ummuyorum böyle olduğunu, düşünmek istemiyorum, son derece yanlıştır, büyük bir hatadır. İnsanları yerinden ederseniz çok da iyi bir yere gitmez bu. Hiçbir şey de değişmez. Kimileri bu projeleri suçu önlemek için yaptıklarını söylüyorlar. Bu, doğru bir çözüm değil, doğru bir yöntem değil. Bilimsel,sosyal sorumluluk ve sosyal proje esaslı yaklaşımlarla bu sorunlar çözülebilir. Sürgün anlayışıyla hiçbir şekilde çözümlenemez. Ne yazık ki kimi örneklerde böyle katı yaklaşımlar görüyoruz. Mahalle sakinlerine danışılmadan yapılan bazı yanlış uygulamalar var. biz tabi bunlara karşıyız, bunların karşısındayız. Sitemizde de bu yöndeki haksızlıkları, yanlışlıkları dile getiriyoruz. Ama belediyelerde, resmi kurumlarda, hükümette iyi niyetli, gerçek anlamda kentsel dönüşümü hedefleyen, sosyal bir kentsel dönüşüm projelerine imza atarsa bunların önde gelen destekçileri Çingeneler olur. Biz de kendi adımıza bunun önde gelen destekçileri oluruz.

Son olarak şunu sormak istiyorum. Çingene toplumunun son zamanlarda gündeme gelen bir üyesi var:Mustafa Aksu. Mustafa Aksu da ‘Ben Çingeneyim’ diye herkese gururla kimliğini ifade ediyor. İlk olarak Mustafa Aksu ile ilgili neler söylersiniz? Bir de Aksu’nun iddia ettiği gibi ünlüler arasında bir çok ‘gizli’ Çingene var mı?

Mustafa Bey bizim başımızın tacı. Kendisi Türkiye’de, hemen hemen çok az insan ortaya çıkıp kendi Çingene kimliğini ortaya koyabilirken içinde olduğu nispeten ileri sosyal konuma rağmen, çıkıp kimliğini ortaya koyabilmiştir. Aksu,sözlüklerde, ders kitaplarında, muhtelif matbu eserlerde yer alan Çingenelerle ilgili karalayıcı ifadelere karşı son derece yerinde, son derece doğru bir demokratik hukuk mücadelesi vermiş ve bu mücadelenin sonuçlarında ciddi kazanımlar elde etti. Kendisiyle organik hiçbir bağımız yok. O beni tanımıyor, ben onu tanımıyorum. Şimdiye kadar herhangi bir ilişkimiz olmadı ama bir gönül bağı olduğu kesin, en azından bizim açımızdan. Saygı duyuyoruz kendisine tabi elbette yer yer farklılıklarımız olabilir, konuyu ele alma tarzlarımız farklı olabilir, yaklaşımlarımız farklı olabilir. Farklı zihniyetlerden farklı noktalardan konuya bakıyor olabiliriz. Ama Mustafa Aksu bizim çok sevdiğimiz bir insandır. Saygılarımızı iletiyoruz kendisine buradan. Evet Türkiye’de maalesef kimliğini açıklamayan çok sayıda Çingene aydını, entelektüeli, mühendisi, doktoru, iş adamı, bürokratı askeri var. Bu insanlar tabi kendilerince haklılar, problem yaşamamak için kimliklerini ortaya koymamışlar bugüne kadar. İyi yerlere gelmişler. Bir açıdan seviniyoruz, bizim toplumumuzun aslında ne büyük değerleri, ne büyük cevherleri içinde barındırdığının güzel örnekleri bu insanlar. Diğer açıdan üzülüyoruz. Yeterince kendimizi meşrulaştıramadık ki toplumun gözünde, yeterince savunamadık ki kendimizi, yeterice tanıtamadık ki bu insanlarımız hala kendi kimliklerini ortaya koyup söyleyemiyorlar. Ama inanıyoruz ki bir gün gelecek o insanlarımız da göğüslerini gere gere kendi kimliklerini, etnik kökenlerini açıklayabilecekler. Bundan utanmayacaklar, gurur duyacaklar. Buna da inanıyoruz.

Son olarak cingeneyiz.org ile ilgili eksik kaldığına inandığınız herhangi bir nokta ya da vermek istediğiniz herhangi bir mesaj var mı?

Öncelikle size, bizimle bu görüşmeyi gerçekleştirdiğiniz için teşekkür ediyorum. Aslında bugüne kadar çeşitli basın kuruluşlarından arkadaşlarımız bizimle görüşme yapmak istemişlerdi, değerlendirme yapmak istemişlerdi. Bizim bu konuda şöyle bir tavrımız var, hem ben hem de diğer arkadaşlarımız, ün,nam,heves meraklısı insanlar değiliz. Bizim için önemli olan anonim bir sitenin tüm topluma, tüm Çingenelere ve hatta tüm Türk halkına mal olmuş ortak bir değer olarak ortaya çıkarılması ve bu anonim değerin kolektif bir şekilde paylaşılması. Biz bunu istiyoruz. Bu temelde böyle bir şey gerçekleştirdik, bu inançla yola çıktık. Bunun için diyorduk ki basın mensubu arkadaşlara ”kusura bakmayın, biz herhangi bir açıklama yapamıyoruz”. Bu tarz bir değerlendirmeyi size ilk defa yapıyoruz. Bu anlamda bizim hassasiyetlerimize saygı duyacağınıza, bizim anonim kalma isteğimize inanarak, güvenerek bu görüşmeyi gerçekleştirdik. Umarım iyi sonuçları olur bu görüşmenin. Son olarak şunu söylemek istiyorum. Çingenelerle ilgili çalışan herkes, Çingenelerle ilgili bir şey yapan tüm vatandaşlarımız şunu göz önünde bulundursunlar: Çok önemli bir sürecin içerisindeyiz ve bu süreçte bu insanlar değerli bir iş yapıyorlar. Türkiye’de bugün için sorun yaratan, toplumsal barış için, toplumsal huzur için sorun yaratan suç gibi, sosyal problemler gibi pek çok şey onların bu mücadelesiyle, Çingenelerin topluma sağlıklı, yerinde bir entegrasyonu projesiyle, yaklaşımıyla aşılabilir inancındayım. O yüzden yaptıkları çalışmalar çok değerlidir. Hepsine buradan saygılarımı iletiyorum