
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Güncel
Bir Yılın Ardından Selendi Olayları 04/01/2011
Selendi'de yaşanan acı olayların üzerinden 1 yıl geçti. Selendi'den ayrılmak zorunda kalan mağdur aileler şimdi yaşamlarını Manisa'nın Salihli ilçesinde sürdürmeye çalışıyorlar. Selendi davası ise güvenlik gerekçesiyle Selendi'den Uşak'a alındı.
5 Ocak 2010 tarihinde Selendi'de meydana gelen acı olaylarda, sayısı 1000'i aşan bir topluluk Selendi'de yaşayan Çingene ailelerin evlerine saldırıda bulunmuştu. Güvenlik güçlerinin müdahalesi ile can kaybının önlendiği olaylarda mağdur aileler ciddi maddi kayba uğramışlar ve can güvenliklerinin Selendi'de sağlanamayacağı gerekçesiyle önce Gördes'e, ardından da Manisa'nın Salihli ilçesine nakledilmişlerdi.
Selendi Olayları Nasıl Başladı?
Selendi olaylarının başlangıcı ile ilgili 2 ayrı iddia bulunuyor. Bu iddialardan hangisinin doğru olduğu ise yürüyen dava sürecinin sonucunda netleşecek. Biz olaylarla ilgili her iki tarafın görüşlerine de yer vereceğiz.
Başlangıçta çeşitli basın kuruluşları tarafından fazlasıyla itibar edilen birinci iddiaya göre kavganın nedeni bir mahalle kahvesinde, kapalı mekanlarda sigara içme yasağına rağmen, B.U. isimli şahsın sigara içmekte ısrar etmesiydi. Buna göre B. U. isimli vatandaş girdiği kahvede sigara içmek isteyince kahve sahipleri tarafından kapalı mekanlarda sigara içmenin kanunen yasaklandığı gerekçesiyle uyarılmıştı. B. U'nun bu uyarıya küfürle yanıt vermesi üzerine kavga çıkmış, hızla büyüyen olaylar büyük bir trajediye neden olmuştu.
Olayın duyulduğu ilk gün tüm basın kuruluşlarından bu şekilde duyurulan habere, mağdur tarafın aksi yöndeki iddialarının da basına yansıması üzerine başka iddialar eklendi. Buna göre B. U'nun kahvede sigara içmesinin yanı sıra "Çingenelerin camiye, bayrağa, Allah'a ve devlete" küfretmesi de olaylara neden olmuştu. Ayrıca bu iddia sahiplerine göre Çingeneler Selendi'de aralarında tefeciliğin de bulunduğu çeşitli kanundışı işler yapmaktaydılar. Sigara olayı bardağı taşıran son damla olmuş ve "Selendili vatandaşların" tepkisi ortaya çıkmıştı.
Görüşlerine ancak olayların gündeme gelmesinden birkaç gün sonra başvurulan Selendili mağdur vatandaşların ise yaşananlara ilişkin başka iddiaları bulunuyordu. Şimdi gelin mağdurların iddialarını hatırlayalım.
Olayların Arka Planı
Mağdur aileler 1978 yılında Selendi'ye yerleşmişlerdi. Uzun yıllar geçimlerini tarım işçiliği yaparak sağlamışlardı. Olayların gerçekleştiği tarihten kısa bir süre öncesine kadar bölgede yaşayan ailelerin önemli bir bölümü hurda ve kağıt toplayarak geçinmekteydiler. Ayrıca az sayıdaki birkaç aile araba-alım satımı ve ticaret ile uğraşmaktaydılar.
Yaşanan olaylar sonucu evlerini terk etmek zorunda kalan mağdur ailelere göre olayın sigara yasağının ihlali ile hiçbir ilgisi yoktu. Olayda adı geçen B. U. ve yakınları söz konusu kahvede başkaları tarafından da sigara içilebildiğini ifade ediyorlar. Onlara göre sigara meselesi olayların bahanesi olarak öne sürülmekteydi. Mağdur aileler yaşanan acı olayların başlangıcının 3-4 ay öncesine kadar gittiği inancındalar.
Bu tarihlerde mağdur yurttaşlara çeşitli kimseler tarafından Selendi'de tehdit altında bulundukları, bir takım odaklar tarafından "Çingeneleri Selendi'den Sürmenin" planlandığı ifade edilir. Buna karşılık mağdur yurttaşlar bu iddiaları ciddiye almazlar. Onlarca yıldır birlikte yaşadıkları komşularının kendilerine karşı böyle bir planın içerisinde yer alabileceklerine inanmak istemezler.
Ne var ki kısa zaman içerisinde Selendi'de bir şeylerin değişmeye başladığının farkına varırlar. En yakın dostları dahi kendileri ile ilişkilerini kesmeye başlamıştır. Mağdur aileler bu dönemde bütün kapıların yüzlerine kapanmaya başladığını ifade ediyorlar. Bu döneme tanık olan bir şahıs yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: "Çocukluğumuzun bir yerde geçtiği arkadaşlarımız var. Düğününe gittiğimiz, beraber oynayıp güldüğümüz arkadaşlarımız; artık bize ters bakıyorlardı. "
Kısa bir süre sonra olaylar patlak verir. İddialara göre bir kahvede Çingene kökenli yurttaşlara bir saldırı olur. Bu sırada söylenen "Çingeneler buraya giremez." sözleri gerilimin boyutlarını ortaya koymaktadır. Bu dönemi acıyla anımsayan mağdur yurttaşlar ilk olay yaşandığında saldırganların cezalandırılması halinde Selendi olaylarının bu kadar büyümeyebileceğini ifade ediyorlar. Onlara göre saldırganların cüreti gittikçe daha fazla artmış.
İddialara göre ilk olaydan 5 Ocak tarihine kadar geçen süre içerisinde gerilim Selendi'de sessiz bir biçimde büyümeye devam etmiştir. Kimi kaynaklar ilçede bazı toplantıların yapıldığını, bu toplantılarda bölgede yaşayan diğer yurttaşların Çingeneler aleyhinde kışkırtıldığını ifade ediyorlar.
Yılbaşı Gecesi
Yılbaşı gecesi Selendi'de bir kahvede yaşanan tartışma büyük olayların fitili ateşlenmişti. Olayların başladığı iddia edilen kahvenin sahibi ve yakınlarına göre B. U'nun alkollü bir şekilde geldiği kahvede sigara içmek istemesi her şeyin başlangıcı olmuştu. Buna karşılık konunun diğer tarafının yılbaşı gecesi yaşananlara ilişkin farklı iddiaları var.
İddialara göre B.U. yılbaşı gecesi geldiği kahvede bir masaya oturmuş ve kahve sahibinden çay istemişti. Buna karşılık kahve sahibinin "Sen buraya giremezsin, A...a k...n Çingeni" şeklinde B.U'ya hakaret etmesi ve B.U'nun bu sözlere karşılık vermesi üzerine kahvede bulunanlar tarafından darb edildiği iddia edilmektedir. Olaydan haberdar olan B.U'nun babası M.U. ise yaşananları duyduktan sonra kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.
Olaylar Büyüyor
Yılbaşı gecesini takip eden günlerde olaylar büyümeye devam etti. Olayın her aşamasında olduğu gibi burada da yaşananlarla ilgili farklı iddialar bulunuyor. Kahve sahibi ve yakınlarına göre B.U'nun yakınları kahveyi taşlayarak camlarını kırdılar ve kahve sahibini tehdit ettiler. Kahve sahibi ise bu durum üzerine kahvesini geçici bir süre için kapatarak olayların önüne geçmek istediğini ifade etmektedir.
B.U ve yakınlarına göre ise bu olay da farklı bir biçimde gerçekleşti. B.U'nun akrabaları olan birkaç kadının pazara gitmek için kahvenin önünden geçtikleri sırada kadınlara "Şunlara bak, dün o kadar dövdük, utanmadan hala burdan geçiyorlar." şeklinde laf atılması üzerine kahve sahibi ve yakınları ile kadınlar arasında kahvenin önünde bir gerginlik olmuş, bu gerginlik sırasında kahve sahibi başından yaralanmıştı.
Konuyla ilgili bilgi veren çeşitli kaynaklara göre bu yaşanan olaylardan sonra Selendi'de fısıltı gazetesi çalışmaya başlamış ve diğer yurttaşları Çingene kökenli yurttaşlara karşı kışkırtan bir takım söylentiler yayılmaya başlanmıştır. "Çingeneler cami bastı", "Çingeneler Allah'a, bayrağa küfretti." gibi iftiralarla yurttaşlar milli-manevi değerler kullanılarak kışkırtılmış, "Çingeneler kadınlara sarkıntılık yapıyor." gibi iddialarla gerilim daha da arttırılmıştır.
5 Ocak...
5 Ocak 2010 akşamında Selendili mağdur aileler yaşanacaklardan habersiz bir şekilde evlerinde oturmaktaydılar. Bu sırada 19.45 sularında evlerinin olduğu bölgede bir elektrik kesintisi oldu. Gittikçe yaklaşan bir uğultu duydular.
Olayların bundan sonrası Selendi Savcısı tarafından polis tutanakları, kamera tutanakları ve televizyon kanallarının kamera görüntülerinden yararlanılarak hazırlanmış olan Selendi Olayları İddianamesinde ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. İddianamedeki bilgilere göre evlerin bulunduğu alana gelen kalabalık topluluk; "Bunlar buradan gidecek, yoksa biz halk olarak gereğini yapacağız.", "Selendi bizimdir, bizim olacak. Burası Selendi, buradan çıkış yok.", "Çingeneler buradan gitsin. Saldıralım, bu Romanları sürelim.", "Çingeneler bizim camimize, dinimize, karımıza, kızımıza küfür ediyor, bunları burada istemiyoruz. Öldürelim. Evlerini yakalım.", "Bırakın bu şerefsizleri, bunları burada barındırmayalım. Bunlar Çingene, bunlara dersini verelim. Selendi halkı şerefsiz mi? Bunların yaptıkları yeter, Romanlar hırsızlık yapıyor. Bizi rahatsız ediyorlar." gibi söylem ve sloganları tekrarlayarak mağdur ailelere ait evleri taşlamaya ve yakmaya başladı.
Selendi İddianamesinde ayrıca kalabalığın önünde yürüyen bazı kişilerin güvenlik güçlerine "Halk sinirli, önümüzde durmayın, bize zor kullanmayın" diyerek E. Ç isimli vatandaşın evine zarar verdikleri bilgisine yer verildi. "Bunlar buradan gidecek. Terk etmezlerse biz halk olarak gereğini yapacağız, bunlar buradan gidecek, bunlara günlerini gösterelim" diye bağıran bazı şahısların kalabalığı "vurun Çingeneler'e" sloganıyla tahrik etmeye çalışmaları ise iddianamede dikkat çekilen noktalardan.
Selendi İddianamesinde kaynak olarak kullanılan görüntülerde kuru sıkı tabancaya sahip olduğu anlaşılan bir başka sanığın "Ulan bunlar buradan gitsin, bunlar Selendi'ye zarar veriyor" sözlerinin ardından güvenlik güçlerine dönük olarak "elinde ki silah boş beni mi korkutuyorsun, önümüzde durmayın" şeklindeki sözleri ise olayın vahametini ortaya koyuyor. Görüntülerde yer alan bir başka sanığın ise, "Romanların buradan gitmesi gerekiyor. Bunlar bize zarar veriyor, değerlerimize küfür ediyor", güvenlik güçlerine de "Bırakın geçsinler, niye onları koruyorsunuz, Romanları atsınlar, vursunlar, öldürsünler, Çingeneler buradan gidecek" şeklinde sözler sarf ederek halkı kışkırttığı iddianamede yerini aldı.
Mağdur ailelerin verdiği bilgiye göre taş yağmuru ve evlerin ateşe verilmesi üzerine büyük bir panik başladı. Aileler çocuklarını taş yağmurundan koruyabilmek için sandıklara, dolaplara ve hatta buzdolaplarına saklamaya çalıştılar. Yaşananlara tanık olan bir yurttaş dehşet anlarını şu sözlerle anlatıyor: "Evleri taşlıyorlar. Kadının bir tanesi, benim dayımın gelini oluyor, çocuğun yüzüne taş geliyor diye buzdolabına saklamış. Çocuk buzdolabında, korkup kaçıyor. Çocuğu arıyoruz çocuk yok. Kadın ağlıyor çocuğum nerde diye."
Olaylar sırasında saldırgan grupla karşılaşan pek çok kişi o gün orada bulunan ve farklı kaynaklara göre sayısı 1000 ile 5000 arasında değişen kalabalığın önemli bir bölümünün Selendi dışından olduğunu ifade ediyorlar. Halk arasında dolaşan bazı söylentilerde kalabalığı oluşturanların Alaşehir'den, Uşak'tan, Demirci'den ve Turgutlu'dan olaya katılmak için geldikleri ileri sürülüyor. Bu iddiaları doğrulayan en önemli gösterge uzun yıllardır Selendi'de yaşamış olan mağdur ailelerin saldırgan kalabalığın arasında tanımadıkları çok sayıda insanla karşılaşmaları.
Mağdur aileler olay sırasında jandarma komutanını telefonla aradıklarını ve kendisinden yardım istediklerini belirtiyorlar. Sonrasında olay bölgesine gelen güvenlik kuvvetleri saldırgan grubu durdurmaya çalışıyorlar. Ayrıca yanan evlerden ve olayın yaşandığı bölgeden çıkarılan mağdur yurttaşlar korunmak amacıyla jandarma karakoluna götürülüyorlar. Saldırgan grubun jandarma karakoluna yönelmesi üzerine ise karakolda güvenlik önlemleri alınıyor.
Olaydan Sonra
Mağdur aileleler yaşanan olaylardan sonra can güvenliklerinin sağlanamayacağı gerekçesiyle önce Manisa'nın Gördes ilçesine naklediliyorlar. Geçici olarak Gördes'e yerleşen mağdur yurttaşlar bölgedeki Roman ailelerinin evlerinde ve yerel Roman derneğinde 2 gün kalıyorlar. Ayrıca ailelere yetkililer tarafından gıda yardımı yapılıyor.
Mağdur aileler daha sonra Gördes ilçesinden Salihli'ye gönderiliyorlar. Salihli Kaymakamı'nın kendilerine gösterdiği sıcak ilgiyi saygıyla anımsayan Selendili mağdur aileler yaraların sarılması noktasında onun katkılarını unutmayacaklarını ifade ediyorlar. Salihli'de kendilerine bölgenin Roman yerleşiminde ev tutulan mağdur ailelere 6 ay boyunca Kaymakamlık tarafından gıda yardımı yapılıyor. Daha sonrasında ise gıda yardımı 2 ay boyunca Kızılay tarafından sürdürülüyor.
Neleri Kaybettiler
Selendili mağdur ailelerin önemli bir bölümü Selendi'de kirada oturmaktaydılar. Buna karşılık az sayıda da olsa bazı ailelerin kendilerine ait evleri vardı. Bu aileler evlerini kaybettiler. Şimdi Salihli'deki yeni evlerinde kiracı olarak hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Selendili mağdur aileler geçtiğimiz yıl yaşanan acı olaylarda neredeyse eşyalarının tamamını kaybettiler. Yeni evlerinde zar zor bulabildikleri bir döşek ve ısınmak için başında toplandıkları sobaları ile yeni bir hayat kurmaya çalışıyorlar.
Selendi'de ticaret ve araba-alım satımı ile uğraşan ailelerin bütün ticari malları yaşanan olaylarda zarar görmüş. Bazı aileler evlerinde bulunan birikmiş paralarını da kaybettiklerini ifade ediyorlar. Sahip oldukları tüm birikimi kaybeden Selendili mağdur aileler Salihli'deki yeni hayatlarına sıfırdan başlamaya çalışıyorlar. Bölgeye geldiklerinde sanayide işçi olarak çalışmayı ve tarım işçiliğini denemişler. Bu sezon tarım işçisi ihtiyacının az olması ise beklediklerini bulamamalarına ve geçtiğimiz yıl boyunca geçim sıkıntısı çekmelerine neden olmuş.
Selendili mağdur ailelelerin önemli bir bölümü şimdi hurdacılık yaparak geçinmeye çalışıyor. Sürekli bir işleri ve hemen hemen hiçbir birikimleri olmadığı için ise Selendi olaylarından kaynaklanan zararlarını telafi etmeleri neredeyse imkansız gözüküyor. Selendili ailelerin yetkililerden en önemli beklentisi kendilerine mağduriyetlerini giderebilecek düzenli bir iş imkanının sağlanması.
Selendi Davası Devam Ediyor
16 Aralık 2010 tarihinde birinci duruşması yapılan 80 sanıklı Selendi davası devam ediyor. Davada mağdur ailelerin avukatı tarafından davanın güvenlik gerekçesiyle başka bir şehre alınması için Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunulmuştu. Buna karşılık sanıkların avukatı "Adil yargılama ve sanıkların savunma hakkının özgürce kullanılması" için daha uygun olduğu gerekçesiyle davanın Selendi'de görülmesini talep etmişti.
Dosya, savcılık tarafından Adalet Bakanlığı aracılığı ile Yargıtay 5. Ceza Dairesi'ne iletildi. Yargıtay tarafından yapılan değerlendirme sonrasında, mağdur ailelerin avukatının talebi haklı bulunarak güvenlik gerekçesi ile davanın Uşak Asliye Ceza Mahkemesi'ne alınmasına karar verildi. Uşak Asliye Ceza Mahkemesi dava için gün belirleyerek taraflara bildirecek.
Konu ile ilgili herhangi bir resmi açıklama yapılmamasına rağmen Selendi davasının Uşak'a alınmasında bir takım provokasyon hazırlıklarından haberdar olunmasının etkili olduğu ifade ediliyor. Halk arasında dolaşan kimi söylentilere göre bir takım provokatif gruplar halkı davada ifade vermek için Selendi'ye gelecek olan mağdur ailelere karşı kışkırtıyorlar. Bu gelişmelerden kaygılı olan mağdur aileler davanın Uşak'ta görüşülme kararını memnuniyetle karşıladı.
Selendi davasında "2911 Sayılı Gösteri ve Toplantı Yürüyüşleri Kanuna Muhalefet", "Mala Zarar Vermek", "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçlarıyla yargılanan sanıklar hakkında 3 yıldan 150 yıla kadar varan hapis cezaları isteniyor.
Kaynak: Çingeneyiz Manisa
Selendi Olayları İle İlgili Sitemizde Daha Önce Yayınlanan Haberler
Selendi Olaylarında Yeni Gelişmeler 27/09/2010
Selendi Olayı'nda Son Gelişmeler 21/01/2010
Selendili Aileler Salihli'de 12/01/2010
Rom-Der'den Manisa Olayları İle İlgili Açıklama 08/01/2010
Manisa'da Tehlikeli Gerginlik 07/01/2010
Ali Mezarcıoğlu Oğlunun Konuyla İlgili Yazıları
Selendi Üzerine 2 / 09-17 Ocak 2010
Selendi Üzerine 03-09 Ocak 2010



