Ropörtaj
Serdar İlhan'la Ropörtaj
-Geçmişte hangi alanlarda çalışmalar yürüttünüz? Kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?
Merhaba, Mimar Sinan Üniversitesi ğrafik bölümünü bitırdıkten sonra İstanbul’da çeşitli reklam ajanslarında Art Director olarak çalıştım.
1989 yılından beri New York’ta yaşamaktayım. Burada da reklamcılığa devam edip bir yandan da müzik prodüksüyonları gerçekleştırdım ve halen de sürdürmekteyim. Aşağıda yaptığım etkinliklerin bazılarını görebilirsiniz
April 3, 1999 Genco Erkal "Human Landscape" Kaye Playhouse
May 15, 1999 MFO "Kosova Benefit Concert" Live Club
September 26, 1999 Türkish Earthquake, Jazz Concerts Florance Gould Hall
Al di Meola, Arto Tunc, Badal Roy, Mordy Ferber, A. Engin, I.lhan Ersahin, Ara Dinkciyan
October8, 1999 Ferhan Sensoy "Ferhangi Seyler" Kaye Playhouse
March 17, 2000 Z. Livaneli - M. Farandouri Concert Town Hall
May 7, 2000 Musfik Kenter " Bir yılından Garıp Orhan Veli" Florance Gould Hall
November 19, 2000 Genco Erkal "Can" Kaye Playhouse
December 3, 2000 arıf Sag, E. Erzincan & İstanbul Orch. Symphony Space
May 11, 2001 Musfik Kenter "Huysuz Ihtiyar" Florance Gould Hall
April 14, 2002 Remembering the unforgotten poet" Nazim" Kaye Playhouse
Genco Erkal, Zulfu Livaneli, Zeynep Oral, Tilbe Saran,, Stefan Kinzer, Zisan uğurlu
November 9, 2002 Musfik Kenter "Kuvayi Milliye" Florance Gould Hall
Sept. 24,25,26 2004 Jazz Made In Türkey Festival
March 25, 2005 "Yeni Türku in NY" Satalla
May 6, 2005 "Mercan Dede in NY" M1-5
October 29-November 6, 2005 "New York Gypsy Festival"
November 12 , 2005 "Yasar in NY" M1-5
October 20, 2006 "Ilhan Sesen in NY " M 1 -5
October 22-November8, 2006 "2nd New York Gypsy Festival"
-Çingene kültürüne ne zamandan beri ilgi duyuyorsunuz? Bu ilginizi ortaya çıkaran olaylar ve gerekçeler nelerdir?
Çingene kültürüne ilgim Çingene müziğine olan sevgimle başladı. Özellikle Balkan Çingene müziğini okul yıllarından beri dinlemekteyim, bu müziğe ilgim Çingene kültürünü de incelememe neden oldu tabii. Kültürü tanıdıkça da kendimi yakın hissettim.
Kesin birşey soylemek zor belki ama Çingenelerin özgür yapısı, coşkusu ama diğer yandan da geleneklerine bağlılığı çok güzel. Bir de tarıh boyunca, özellikle Avrupa’da surekli dışlanmaları daha da otesinde Naziler tarafından Yahudilerle beraber Çingelerin de soykırıma uğraması da beni Çingenelere daha yaklaştırdı diyebilirim. Çingenelerin müziğe olan yakınlığı ve yetenegi bende her zaman hayranlık uyandırmıştır.
İlk Çingene festivalıni yaptığım sene Ahmet Ertegun ben kendisine bahsetmeden önce duymuş festivalı, birkac hafta sonrasında bana – “Niye daha önce bu festivalden bahsetmedin bana, izlemek isterdim benim için dünyanın en iyi müziği Çingenelerin yaptığı müziktir” demisti.
-Newyork'ta bir Çingene festivalı düzenleme düşüncesi sizde nasıl ortaya çıktı?
Bundan 4 sene once Maia Meyhane isimli bir Restaurant çalıştırıyordum. Orada Cuma gunleri New York’ta Balkan Gypsy Müziği yapan grupları çıkarıyordum. Bu grupların hicbiri Çingene kökenli müzisyenlerden oluşmasada Çingene müziğini seven Amerikalı coğunluğu Yahudi olan Klezmer müzik yapan müzisyenlerden oluşuyordu. Bir müddet sonra bu akşamları beraber oluşturduğumuz halen de benimle birlikte çalışan arkadaşım Mehmet Dede ile bunu daha büyük boyutta yapıp Türkiye’den de gruplar getirerek senelik bir festival yapma kararı aldık. Aynı dönemde Gypsy müziğini New York’a sevdirenlerin başında gelen DJ arkadaşımız Joro Boro’da kendi çalıştığı barın sahibinin de (Mehanata) böyle bir festival yapmak istediğinden bahsetti. Sonrasında iki mekan birleşip beraber yapmaya karar verdik ve ilk Gypsy festivalıni gerçekleştirdik.
-Festivalde birlikte çalıştığınız ekip arkadaşlarınızı kısaca tanıtır mısınız? Bu ekibin ortak özellikleri nelerdir?
Festivale ilk başladıgımızda 5 – 6 kisiydik. Ben, Mehmet Dede, Joro Boro (Bulgar), Alex Dimitrov (Bulgar) en büyük ortak Özellığımız Çingene müziğine olan tutkumuzdur diyebilirim. Onun dışında hepimiz Prodüktörlük yapıyoruz ve müzik yapılan mekan sahibiyiz.
-Festivale ABD'de yaşayan yerel Çingene gruplarından katılım oluyor mu? Bu grupların yaşam koşulları nasıl? Amerikan Çingeneleri ile Türk Çingeneleri arasında kültür ve sosyo-ekonomik açılardan farklılıklar görüyor musunuz?
Festivallere yerel Çingene gruplar tabiki katılıyor Özellikle Mekadonyalılar ve Romanyalılar coğunlukta. Onun dışında az oranda Fransız, Sırp ve Türk Çingeneleri sayabilirim. New York’ta cok fazla Çingene nufusu yok, ağırlıklı olarak Bronx, NY ve New Jersey’de yasıyorlar. Sosyo ekonomik açıdan buradaki Çingeneler kesinlikle Türkiye’den daha iyi durumdalar diyebilirim. Kültürel farklılık yok denecek kadar az bence. Uzun zamandır Türkiye’den uzak olduğum için yanılma payım da var mutlaka!
-Festivalin organizasyon gerçekleşme süreçlerinde karşılaştığınız ilgi çekici olaylar var mı? Bunları kısa anekdotlar şeklinde bizimle paylaşabilir misiniz?
İlk festivalde Türkiye’den Hüsnü Senlendirici, Bulgarıstan’dan Ivo Papazov, Yuri Yunakov ve New York’tan da Mecadonyalı Ismail Lumanovski ile yaptığımız “Clarınet All Stars” gecesi ilgincti.
-Ismail Hüsnü’ye hayran ve aynı sahneyi paylaştığı icin cok mutlu.
-Hüsnü daha 12 yaşındayken Ivo ile beraber zaman geçirmiş onun ustad abilerinden biri keza Yuri’yi yıllarca biliyor. Onların aralarındaki sohbet ve sakalasmalar cok keyif vericiydi ve konser de inanılmaz güzel geçmişti.
- İkinci festivalde Hüsnü’nün Gypsy Kings ile sahneye cıkışı ve onlarla bir parça çalması seyirci tarafından çok ilgi görmüştü.
- İlk festivalde Gogol Bordello konseri başlamasına 20 dakika kala Kulübun kapıcıları ve Polis, bas gitar calacak olan müzisyeni kimliği yok diye içeri almadılar, ama 15 dakika dert anlattıktan sonra içeri almayı başarabilmiştik.
-Festivale katılan gruplar arasında ilginizi en çok çekenler hangileridir? Bu grupların hangi özelliklerinin ilgi çekici olduğunu düşünüyorsunuz?
Son dort senede bircok grubu konuk ettik, gercekten de bunların hemen hepsi cok basarılı gruplardı. Bunların içinde benim icin en özel olan Hüsnü Senlendirici’dir. Buğune kadar bircok müzisyenle tanıştım ve çalıştım, hale çalıştırmakta olduğum mekanda da hergun konserler yapılmakta hüsnü Senlendirici’nin özelliklerinde müzisyene raslamak hic kolay degil.
Biz mümkün olduğunca farklı ülkelerden gruplar getirmeye çalışıyoruz, amacımız çeşitliliği korumak.
-Son festivale Türkiye'den Babazula katıldı. Grubun belirlenmesi sürecinde hangi faktörler gözönüne alındı? Tercih kriterleriniz nelerdir?
Baba Zula ilginc bir grup, tam Çingene müziği katagorisine koymak dogru olmayabilir ama kendilerine has bir müzik anlayışları var, modern Electronic ve Dub music yapıyorlar, dans ve görsel kullanıyorlar. Özellikle Amerika’lı izleyicilerin çok ilgisini çektiler.
Söylediğim gibi çeşitlilik bizim için önemli ayrıca her sene değişik ülkelerin Çingene müziklerini bir araya getirmek onemli. Bu zamana kadar bunu yaptık diyebilirim.Seneye hedefimiz 4 ayrı eyalette de Gypsy Festival Geceleri hazırlamak, yani dolasan bir festival.
-Sitemizle ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Sitenizi çok beğendim, Çingene kültürüyle ilgili birçok site var fakat Türkçe olarak ilk defa bu kadar içeriklisine tanık oldum tebrik ederim. Bu tür çalışmaların kültürün doğru tanıtımına katkısı tartışmasız cok onemli.
-Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Festivalimize devam edeceğiz 2009 yılının çalışmalarına başladık şimdiden. En zorlandığımız konu sponsor bulmak, umarım birgün bu zorluğu da aşarız.
“Bazen bizim festivalimiz de Dünya Çingenelerinin kaderini mi paylaşıyor diye düsünmüyor değilim !”