
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Dünya
Çöl Çingeneleri: Slayblar (Sulubbalar) 24/05/2010
Dünyanın farklı coğrafyalarındaki Çingeneleri tanıttığımız “Dünya Çingeneleri” bölümünde bu sefer ki durağımız Ortadoğu çölleri. "Çingenelerin Kitabı"'nda da yer verilen Slayb ya da Sulubba Çingeneleri, çölün zor koşullarına uyum sağlamış ve bu zor koşullardan zengin bir kültür yaratmış Çingene grubudur. İçinde bulundukları iklim ve coğrafi koşullar, dünyadaki diğer Çingene gruplarından farklı bir yaşam biçimi ortaya çıkartsa da Sulubba Çingeneleri; zanaatları, karşılaştıkları ayrımcılık ve haklarında üretilen hurafeler göz önüne alındığında diğer Çingene kavimleriyle önemli benzerlikler gösteriyorlar.
Haklarında sınırlı sayıda kaynağın bulunduğu Sulubbalar, Ortadoğu çöl coğrafyasına çok başarılı bir şekilde uyum sağlamışlardır. Çöl, onların geçimlerini sağladıkları bir denizdir. Bedevilerin Al Salaba olarak adlandırdıkları Slayb Çingeneleri, geçmişte çöldeki Bedevi Çoban Gaco kabileleri arasında ulaklık yapmışlardır. Günümüzde de ulaklığa devam ettikleri düşünülmektedir. Sulubbaların bir diğer özelliği ise, çölde yaşamsal önemi olan su kaynaklarının yerlerini bilmeleridir. Bu özellikleri onları Ortadoğu çöllerinin rehberleri haline getirmektedir. Slayblar çöl coğrafyasını yakından tanıdıkları için Bedevi Gacolara uzun mesafeli yolculuklarda rehberlik yaparlar. Kimi kaynaklarda, yıldızlara bakarak yön tayin edebildikleri anlatılmaktadır. İçlerinden ancak küçük bir grubun deve sahibi olduğu Sulubbalar, çölde ulaşım aracı olarak genellikle eşekleri kullanmaktadırlar.
Rehberlik dışında, çöl koşullarında yine yaşamsal bir önem sahip olan doğal tedavi yöntemleri ile uygulanan halk hekimliği alanında da Sulubbalar ön plana çıkmaktadırlar. Arap çöllerinin Çingeneleri olan Slayblar doğal tedavi konusunda büyük bir ustalığa sahiptirler. Özellikle çöl koşullarının insan üzerinde yarattığı olumsuz etkileri gidermenin tekniklerini öğrenmiş ve binlerce yıl boyunca uygulamışlardır. Slayb Çingeneleri halk hekimliğini bir meslek olarak yapmanın ötesinde çoğu zaman gönüllü sağlık ekipleri olarak faaliyet göstermişlerdir. Özellikle savaş zamanlarında buldukları yaralıları veya çölde kaybolan yabancıları kendi kamp alanlarına götürerek tedavi etmiş ve onları sağlıklarına kavuşturmuşlardır. Sadece insanları değil hayvanları da tedavi ettikleri bilinmektedir. Sulubbalar aynı zamanda çok usta avcılardır. Bunların dışında çömlekçilik, bazı bölgelerde de demircilik ve kalaycılıkla da ilgilenmektedirler. Ahşap işleme konusunda da oldukça uzman oldukları kaynakların dile getirdiği bilgiler arasında yer almaktadır.
Tüm diğer Çingene kabileleri gibi Slayblar da eğlence sanatları konusundaki ustalıkları ile haklı bir ün kazanmışlardır. Çeşitli eğlencelerde müzisyenlik ve dansçılık yaparlar. Bunun yanı sıra Nabati Şiiri denilen ve Bedeviler arasında çok popüler olan ve melodi eşliğinde okunan Arapça şiirlerin de ustaları Slayblardır.
Bir diğer önemli özellikleri ise Slayblarda kadının konumudur. Tüm diğer Çingene kabilelerinde olduğu gibi Slayblarda da kadınları konumu son derece güçlüdür. Bölgedeki Gaco kabilelerinden farklı olarak Slayblar arasında çok eşliliğe rastlanmaz.
Arabistan coğrafyasında Çingenelere, Gacolar tarafından Hutaym ismi verilmiştir. Aynı zamanda, Kuzeybatı Arabistan'da yaşayan bir Çingene grubunun ismi olan Hutaym, bölgede yaşayan bütün Çingenelere Gacolar tarafından verilmiş bir isimdir. Sulubbalar da Hutaym olarak bilinmektedirler. Hutaym olarak adlandırılan kabileler Gacolar tarafından “asaletsiz” olarak kabul edilirler. Bu durum onların hor görülmelerini meşrulaştırmaktadır. Gacolar Slaybların kendi yerleşim bölgelerinin yakınında barınmalarına izin vermediklerinden Slayb Çingenelerinin yerleşim bölgeleri uzak arazilerde kurulur. Sulubbaların bu yalnızlıklarının temelinde ise birçok coğrafyada olduğu gibi haklarında üretilen asılsız hurafeler bulunmaktadır. Gerçeklerle uzaktan yakından ilgisi olmayan böyle bir hurafeye göre, Slayb Çingeneleri Kerbela kuşatması sırasında Hz Hasan ve Hz Hüseyin'i yalnız bırakarak kaçmışlar ve onların katledilmelerine göz yummuşlardır. Bu yüzden Allah Slayb Çingenelerini lanetlemiş ve onları, Gacoların gözünde, "kadınların seviyesine" indirmiştir. Bu yüzden ata değil ancak eşeğe binebilmektedirler. Hiçbir tarihi kaynakta yer almayan bu hurafe yüzünden Slayb Çingenelerinin toplumdan dışlanıyor olmaları çok acı bir durumdur.
Günümüzde Irak, Suriye, Ürdün, Kuveyt ve Arabistan gibi çöllerin bulunduğu Ortadoğu ülkelerinde yaşayan Sulubbaların sayıları hakkında bilgi yoktur. Ancak Slayb Çingenelerinin kökenleri ile ilgili önemli bir teori bulunmaktadır. Jibrail Jabbur tarafından ortaya atılan bu teoriye göre Sulubbaların atalarının Nebatiler'dir. Nebatiler, Ürdün'ün Lut Gölü ile Akabe Körfezi arasında kalan Petra kentini inşa eden antik bir topluluktur. Jabbur, Sulubbaların yıldızlara bakarak yön tayin etme özelliklerinin de Nebatilerin mirası olduğunu dile getirmektedir. Kesin olarak doğrulanmamış olmakla beraber Jabbur'un teorisi doğruysa Slayb Çingeneleri; göçebe zanaatçı bir yaşam biçimiyle başladıkları hayat yolculuğunda çölü çok iyi bilmelerinin avantajını kullanarak önemli bir gelişme yakalayan ve kayaları yontarak devasa sanat eserleri üretebilen Nebatilerin soyundan gelmektedirler.
Kaynak: Jabbur, Jibrail S; The Bedouıns And The Desert, State University of Newyork Press, 1995, ss. 427-452.
Danish, I. M; Hutaym: Muslim Tribe of Arabia, Egypt and Sudan; Encyclopaedic Ethnography of Middle East and Central Asia, Volume 1, Global Vision Publishing House; 2005, s. 286.
http://nabataea.net
http://www.travelwithachallenge.com/Jordan-Religions.htm



