Ben Bir Çingeneyim
Amacımız
Çingeneler Kimdir?
Biz Kimiz?
Güncel
Dünya
Etkinlikler
Ropörtaj
Yazarlar
Kampanyalar
Arşiv
Fotoğraflar
Forum
Ziyaretçi Defteri
Linkler
E-Kütüphane
Radyo Çingene'de Dj Olmak İster misiniz?
ENGLISH

Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

Çingenelerin Sitesine Hoşgeldiniz
Cingeneyiz.org Gönüllü Başvuru Formu

ANASAYFA

Güncel

Tarlada Ölümü Bekliyorlar 16/06/2009

Mevsimlik tarım işçiliği yaparak geçinen Yılan ailesi, Çukurova’da tarımın en önemli merkezlerinden biri olan DSİ’ye ait sulama kanallarında çalışıyor. Altı çocuğu ile birlikte çadırda yaşayan ailenin çocukları amansız hastalığın pençesinden kurtulamıyor.

Çalışmak için Şanlıurfa’dan geldiklerini belirten baba Mustafa Yılan(59) yılın çoğunu burada geçirdiklerini belirtti. Nerede tarım işçiliği varsa oraya gittiklerini, açlığa, yoksulluğa, çadırda yaşamaya razı olduklarını, hiçbir zaman isyan etmediklerini ancak evlat acısına dayanamadıklarını söyledi.En büyüğü 25, en küçüğü 11 yaşında 6 çocuk sahibi olduğunu, 13 yaşındaki oğlu Abdülvahap'ı geçen yılın temmuz ayında çaresiz bir kas hastalığı nedeniyle kaybettiğini ifade eden Yılan, şöyle konuştu:

"Oğlumuzu kaybettiğimizde yine tarladaydık ancak bu kez Çukurova değil Konya Ovası'nda. Tüm aile yine tarlada çalışıyor, annesi ise çadırımızda oğluma bakıyordu. Abdülvahap'ın son günlerinde elleri, ayakları tamamen bükülmeye başlamıştı. Sonra hastalık kalp kaslarına sıçrayınca kriz geldi ve öldü. Biz tarladayken oğlum hastanede ölürken tek başınaydı. Onun cenazesini almaya gittiğimizde elleri ve ayakları çarpık halde kaskatı kesilmişti, öylece toprağa verdik.
Şimdi aynı hastalık diğer oğlumda da görüldü. Abdülhalim, tıpkı ağabeyi gibi 5 yaşından itibaren önce koşma, sonra yürüme, ardından emekleme ve konuşma yeteneğini bile kaybetti. Oğlumu ölüme götüren tüm belirtileri şimdi diğer oğlumda da görmek beni kahrediyor. Bundan sonra neler olacak, oğlum nasıl ölecek onu bile biliyorum. Oğlum tarla ortasında 40 dereceyi geçen sıcak altındaki bu çadırda ölümü bekliyor."

Mustafa Yılan, kaybettiği oğlunu götürdüğü tüm doktorların "Bu hastalığın çaresi yok, boşuna hastanelerde dolaşmayın" dediğini hatırlatarak, şunları kaydetti:"Buna rağmen hem kaybettiğim oğlumu hem de şimdi kaybetmeye hazırlandığımız oğlum Abdülhalim'i doktorlara götürmekten vazgeçmedim. Biliyordum bu hastalığın çaresizliğini ama bir umut olur belki dedim. Ancak doktorlar bu hastalığa yakalananların en fazla 14 yaşına kadar yaşayabileceğini söyledi. Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bir doktor çaresizliğimize acıyıp 'İsterseniz İstanbul'daki bir hastaneye sevk edeyim ancak çare olacağını sanmıyorum' dedi. Yine de gitmeyi düşünüyordum ancak yol parası bulamadık. Bir başka doktor ise fizik tedaviyle vücuttaki çarpıkları azaltmanın mümkün olduğunu söylemesine rağmen fizik tedaviyi yeşil kartımız karşılamadığından 60 bin TL istediler. Bunu karşılayacak gücümüz yok" dedi

Kaynak: www.doguakdenizden.com