
Romanlar, Abdallar, Elekçiler, Domlar, Lomlar, Mırtipler! Çingene olarak adlandırılan veya kendisini Çingene olarak kabul eden herkes! Burası sizin siteniz.

E-Kütüphane
Edebiyat
Zuhal Hindistan Umut 4 21/09/2011
Yıllarca bekledim annemi ve babamı. Kendi kendime çözüm üretiyordum. Annemle babamın geldikleri yöne gidersem belki onları bulurdum ya da enazından kim olduklarını öğrenirdim. Hacı Amca, onları ilk görendi.
''Nerden geldiler Hacı Amca..'' diyorum. ''Neye yarayacak oğlum, ne faydası olacak ki.'' diyor.
- Sen söyle hele.
- '' Şu dağı görüyon mu? Oradan aşağı inmeye başladılar ama nasıl da koşuyorlardı. Köye indiklerinde üstleri, başları yırtılmış, çamurdan, kirden insana bile benzemiyorlardı.'' diyordu Hacı Amca.
-Ben karar vermiştim, o dağın ardına gidecektim. Ertesi gün yola çıktım ve dağın arka tarafına geçtim. Annemle babamı bulamadım ama nerden gelip nereye gittiklerini öğrenmiştim.
Umut, merakla sordu.
-Dağın ardında ne vardı ki?
Gizemli, kirli kıyafetli adam, hüzünlü gözlerle Umut'a baktı, sonra da gözlerini ufka çevirerek, derinden bir nefes alıp cevap verdi.
-Uçurum, koca bir uçurum ve de sonsuzluk…
-Hayat bundan sonra başlıyor mu, yoksa bitiyor mu orası meçhul… Ama bildiğim tek şey yıkımlar arasında güzel bir hayat yaşanmıştı. Onları yüreğinde tertemiz bir umut vardı, hayalleri vardı… Ama geçmişleri izin vermemişti işte.
Güneşli bir günden sonra, karla karışık yağmur… Kimbilir yarın nasıl olacak, ama biliyorum ki yağmurdan sonra çamur oluşacak ve elbette o çamur kuruyacak… Zaman o çamuru kurutacak, ya güneşli bir günle ya da ayaz bir geceyle, fırtınayla…
Umut, yerinde sessizce oturmuştu. Zaten o hayatında hep susmuştu. Umut'u diğer çocuklardan ayıran özelliği de buydu, susmak ve de hep susmak.
Umut, kendi kendine sormaya başlamıştı…Niçin kaçmıştı, nereye kaçmıştı? Güneşin kızılımsı renge büründüğü ufka bakarak gülümsedi acı acı…
Kendi kimliğinden bir kaçıştı bu… Ve de kendi benliğinden. Umut, arada kalmıştı. Ne oydu ne de bu, ne diğeriydi ne de öteki… İlla birilerine bağlı mı olmak gerekiyordu bu dünyada. Bir kültüre bir millete bağlı olmadan insan yaşayamaz mıydı?
Güneş hala dağların ardındaydı, dağlardan serin ve nemli meltemler esiyordu. Umut, kendinden kaçışın imkansız olduğunu anlamıştı. Her gittiği yerde ''kimsin sen '' diyenler elbette olacaktı.
Bir insanın kendi kimliğinden kaçması… Acaba neyi, neden düzeltmek için çabalıyor insan her defasında… Kendi benliğimiz mi önde yoksa insanların bize biçtikleri kimlik mi? Koca bir tebesümle baktı gökyüzündeki kızıl güneşe.. Bu bir başlangıç mıydı, bir bitiş miydi acaba…
Fotoğraflar: Keval Vural Tarlan
http://www.kemalvuraltarlan.com/index-2.html#photo987318
Eski Yazılar
Zuhal Hindistan Umut 3 16/08/2011

